Av. Ali Kurt
Sözler Mecmuası
Bediüzzaman Said Nursî’nin eseri olan Risale-i Nur Külliyatı'nı anlamak, hayatımıza katmak ve derinlemesine kavramak için yola çıktık. Her bölümde Av. Ali Kurt ile Risale-i Nur'daki önemli konulara odaklanarak iman, ahlak ve irfan yolculuğunda rehber olacak dersler sunuyoruz. İlgili her yaştan dinleyiciyi, hayatlarına anlam katacak bu düşünceleri keşfetmeye davet ediyoruz. Lem'alar Mecmuası için:Apple Podcast: https://podcasts.apple.com/us/podcast/lemalar-mecmuası/id1777199594Spotify: https://open.spotify.com/show/0q1S0du5ofaVy71I2lkG1RBilgi ve yorumlarınız için: alikurthizmet@gmail.com
Author
Av. Ali Kurt
Category
Podcast website
Latest episode
Jun 29, 2026
Where to listen?
Podcasts in the app Replaio Radio Coming soonPodcasts are coming to the app soon. Install now and be the first to see a whole new take on podcasts
Episodes
(70) 24. Söz/17, Sh 133 | 3.Dal/4 | 8.Asıl | Ahirzamanda gelecek Mehdî-Süfyân, Ye'cüc-Me'cuc meselesi 05.01.2025 57:19
Sekizinci Asıl: Cenâb-ı Hakîm-i Mutlak, şu dâr-ı tecrübe ve meydân-ı imtihânda, çok mühim şeyleri kesretli eşyâ içinde saklıyor. O saklamakla, çok hikmetler, çok maslahatlar bağlıdır. Meselâ, Leyle-i Kadr’i umum ramazanda, saat-i icâbe-i duâyı cum‘a gününde, makbûl velisini insanlar içinde, eceli ömür içinde ve kıyâmetin vaktini ömr-ü dünyâ içinde saklamış. Zîrâ ecel-i insan muayyen olsa, yarı ömr...
(69) 24. Söz/16, Sh 132 | 3.Dal/3 | 6-7.Asıl | Hadislerde nakledilen kıssa ve müteşabihatın hikmeti 04.01.2025 56:33
Altıncı Asıl: Beynennâs iştihâr bulmuş bazı hikâyeler bulunuyor ki, durûb-u emsâl hükmüne geçer. Hakîkî ma‘nâsına bakılmaz. Ne maksad için sevk edilir, ona bakılır. İşte bu nev‘den beynennâs teârüf etmiş bazı kıssa ve hikâyâtı, Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bir maksad-ı irşâdî için temsîl ve kinâye nev‘inden zikredivermiş. Şu nevi‘ mes’elelerin ma‘nâ-yı hakîkîsinde kusur varsa, örf ve âdât-...
(68) 24. Söz/15, Sh 132 | 3.Dal/2 | 3-5.Asıl | İsrailiyat ile rivayetlere karışan kavil ve ilhamlar 03.01.2025 47:44
Üçüncü Asıl: Zaman-ı Sahâbe’de Benî-İsrâîl ve Nasârâ ulemâlarından çoğu İslâmiyet’e girdiler. Eski ma‘lûmâtları dahi onlarla beraber müslüman oldu. Bazı hilâf-ı vâki‘ ma‘lûmât-ı sâbıkaları, İslâmiyet’in malı olarak tevehhüm edildi. Dördüncü Asıl: Ehâdîs-i şerîfe râvîlerinin bazı kavilleri veyahud istinbât ettikleri ma‘nâları, metn-i hadîsten telakkî ediliyordu. Halbuki insan hatadan hâlî olmadığı...
(67) 24. Söz/14, Sh 131 | 3.Dal/1 | 1-2.Asıl | Din bir imtihândır. Mesâil-i İslâmiyenin tabakātı var. 02.01.2025 58:45
Üçüncü Dal: Kıyâmet alâmetlerinden ve âhirzaman vukūâtından ve bazı a‘mâlin fazîlet ve sevablarından bahseden ehâdîs-i şerîfe güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen bir kısım ehl-i ilim, onların bir kısmına “zayıf veya mevzu‘” demişler. Îmânı zayıf ve enâniyeti kavî bir kısım da, inkâra kadar gitmişler. Şimdi tafsîle girişmeyeceğiz. Yalnız “On İki Asıl” ı beyân ederiz. Birinci Asıl: Yirminc...
(66) 24. Söz/13, Sh 130 | 2.Dal/12 | Reşha'nın hakikate ulaşmasına hiçbir berzah engel olamaz 01.01.2025 49:31
İşte Reşha-misâl, üçüncü arkadaşınız ki, hem fakirdir, hem renksizdir. Güneşin harâretiyle çabuk tebahhur eder. Enâniyeti bırakır, buhara biner, havaya çıkar. İçindeki madde-i kesîfe nâr-ı aşkile ateş alır. Ziyâ ile nûra döner. O ziyânın cilvelerinden gelen bir şuâa yapışır, yanaşır. Ey Reşha-misâl! Madem doğrudan doğruya güneşe aynadârlık ediyorsun. Sen hangi mertebede bulunursan bulun, ayn-ı şem...
(65) 24. Söz/12, Sh 129 | 2.Dal/11 | Zehre ve Katre berzahlardan nasıl kurtulur ve kemale ulaşabilir? 31.12.2024 59:57
Şimdi madem biz bu üç şey yerine geçtik. Kendimize bakmalıyız. Bizde ne var, ne yapacağız? İşte bakıyoruz ki, bir Zât-ı Kerîm, ihsânıyla bizi gayet derece tezyîn ve tenvîr ve terbiye ediyor. İnsan ise ihsân edene perestiş eder. Perestişe lâyık olana, kurbiyet ister ve görmek taleb eder. Öyle ise her birimiz, isti‘dâdımıza göre, o muhabbet câzibesiyle sülûk edeceğiz. Ey Zehre-misâl! Sen gidiyorsun....
(64) 24. Söz/11, Sh 128 | 2.Dal/10 | Zehre, Katre ve Reşha'nın hakikat yolculuğunda genel özellikleri 30.12.2024 58:49
İşte sen, ey dünyayı unutmayan ve maddiyâta tevaggul eden ve nefsi kesâfet peydâ eden arkadaş! Sen Zehre ol. Nasıl ki o Zehre çiçeği, ziyâ-yı şemsden inhilâl etmiş bir renk alıyor. Ve o bir renk içinde şemsin timsâlini karıştırıp, kendine ziynetli bir sûret giydiriyor. Zîrâ senin isti‘dâdın dahi ona benzer. Hem şu esbâba dalmış Eski Said gibi mektebli feylesof ise, kamere âşık olan Katre olsun ki,...
(63) 24. Söz/10, Sh 128 | 2.Dal/9 | Zehre, Katre ve Reşha o icraatı güneşe bir teslîmiyetle verebilir 29.12.2024 59:15
İşte Zehre, Katre, Reşha; her birisi, evvelki yolda diyebilirler ki, “Ben, umum âlem güneşinin bir aynasıyım.” Fakat ikinci yolda öyle diyemez. Belki “Ben, kendi güneşimin aynasıyım” veyahud “Nev‘ime tecellî eden güneşin aynasıyım” der. Çünkü güneşi öyle tanıyor. Bütün âleme bakar bir güneşi göremiyor. Halbuki o şahsın veyahud nev‘inin veya cinsinin güneşi, dar berzah içinde, mahdûd bir kayıd altı...
(62) 24. Söz/9, Sh 128 | 2.Dal/8 | Güneş Zehre, Katre ve Reşhaya 3 cihette 2'şer tarîk ile feyz verir 28.12.2024 54:47
Üçüncüsü: Güneşin, emr-i İlâhî ile cevv-i havayı ve denizlerin yüzlerini birer ayna ederek, sâfî ve küllî ve gölgesiz bir in‘ikâsı var. Sonra o güneş, denizin kabarcıklarına ve suyun katrelerine ve havanın reşhalarına ve kar’ın şişeciklerine, her birine birer cüz’î aksi, birer küçük timsâlini veriyor. İşte güneşin her bir çiçeğe ve kamere mukābil her bir katreye, her bir reşhaya mezkûr üç cihette,...
(61) 24. Söz/8, Sh 127 | 2.Dal/7 | Zehre ve Katre'nin güneşin üç nevi' tecellîsi üzerinden beyanı 27.12.2024 1:04:32
İşte şu üç tabakanın terakkıyâtındaki sırrı ve geniş hikmeti; “Zehre, Katre, Reşha” ünvanları altında, bir temsîl ile bir derece göstereceğiz. Meselâ, güneşin, kendi Hâlik’ının izniyle ve emriyle üç çeşit tecellîsi ve in‘ikâsı ve ifâzası var. Birisi çiçeklere, birisi kamere ve seyyârelere, birisi şişe ve su gibi parlaklara verdiği ayrı ayrı in‘ikâslarıdır. Birincisi üç tarzdadır. Biri, küllî ve um...
(60) 24. Söz/7, Sh 127 | 2.Dal/6 | Zehre, Katre ve Reşha'nın ayrı ayrı hususiyetleri ve temsilcileri 26.12.2024 48:37
Şu üç şeyde çok hakîkatlere işaret etmekle beraber, nefis ve akıl ve kalbin sülûklerine işaret eder. Ve üç tabaka ( ) (Hâşiye) ehl-i hakîkate misâldir. Birincisi: Ehl-i fikir, ehl-i velâyet, ehl-i nübüvvetin işârâtıdır. İkincisi: Cismânî cihâzât ile kemâline sa‘y edip hakîkate gidenleri; ve nefsin tezkiyesiyle ve aklın isti‘mâliyle mücâhede etmekle hakîkate gidenleri; ve kalbin tasfiyesiyle ve îmâ...
(59) 24. Söz/6, Sh 127 | 2.Dal/5 | Ehl-i velâyet (Zehre), Ehl-i fikir (Katre), Ehl-i kalb (Reşha) 25.12.2024 54:38
Şu üç şeyde çok hakîkatlere işaret etmekle beraber, nefis ve akıl ve kalbin sülûklerine işaret eder. Ve üç tabaka ( ) (Hâşiye) ehl-i hakîkate misâldir. Birincisi: Ehl-i fikir, ehl-i velâyet, ehl-i nübüvvetin işârâtıdır. İkincisi: Cismânî cihâzât ile kemâline sa‘y edip hakîkate gidenleri; ve nefsin tezkiyesiyle ve aklın isti‘mâliyle mücâhede etmekle hakîkate gidenleri; ve kalbin tasfiyesiyle ve îmâ...
(58) 24. Söz/5, Sh 127 | 2.Dal/4 | Zehre, Katre, Reşha nefis, akıl ve kalbin sülûklerine işaret eder 24.12.2024 58:48
Şu üç şeyde çok hakîkatlere işaret etmekle beraber, nefis ve akıl ve kalbin sülûklerine işaret eder. Ve üç tabaka ( ) (Hâşiye) ehl-i hakîkate misâldir. Birincisi: Ehl-i fikir, ehl-i velâyet, ehl-i nübüvvetin işârâtıdır. İkincisi: Cismânî cihâzât ile kemâline sa‘y edip hakîkate gidenleri; ve nefsin tezkiyesiyle ve aklın isti‘mâliyle mücâhede etmekle hakîkate gidenleri; ve kalbin tasfiyesiyle ve îmâ...
(57) 24. Söz/4, Sh 126 | 2.Dal/3 | İsti‘dâda göre bazen bir isim galib olur, kendi hükmünü icrâ eder 23.12.2024 53:32
Hem külliyet ve cüz’iyet; ve zılliyet ve asliyet i‘tibâriyle, cilve-i esmâ, başka başka sûret alıyor. Bazı isti‘dâd cüz’iyetten geçemiyor. Ve gölgeden çıkamıyor. Ve isti‘dâda göre bazen bir isim gālib oluyor. Yalnız kendi hükmünü icrâ ediyor. O isti‘dâdda onun hükmü hükümrân oluyor. İşte şu derin sırra ve şu geniş hikmete esrârlı, geniş ve hakîkat ile bir derece karışık bir temsîl ile bazı işaretl...
(56) 24. Söz/3, Sh 126 | 2.Dal/2 | İnsan binler perdeler, berzahlar içinde hakîkati taharrî eder 22.12.2024 57:44
İkinci Dal: Çok esrârın anahtarlarını tazammun eden iki sırrı beyân eder. Birinci Sır: Evliyâ ne için usûl-ü îmâniyede ittifâk ettikleri halde, meşhûdâtlarında, keşfiyâtlarında çok tehâlüf ediyorlar? Şuhûd derecesinde olan keşifleri, bazen hilâf-ı vâki‘ ve muhâlif-i hak çıkıyor? Hem ne için ehl-i fikir ve nazar, her biri kat‘î burhân ile hak telakkî ettikleri efkârlarında, birbirine mütenâkız bir...
(55) 24. Söz/2, Sh 126 | 2.Dal/1 | Çok esrârın anahtarlarını tazammun eden iki sırrı beyân eder 21.12.2024 51:01
İkinci Dal: Çok esrârın anahtarlarını tazammun eden iki sırrı beyân eder. Birinci Sır: Evliyâ ne için usûl-ü îmâniyede ittifâk ettikleri halde, meşhûdâtlarında, keşfiyâtlarında çok tehâlüf ediyorlar? Şuhûd derecesinde olan keşifleri, bazen hilâf-ı vâki‘ ve muhâlif-i hak çıkıyor? Hem ne için ehl-i fikir ve nazar, her biri kat‘î burhân ile hak telakkî ettikleri efkârlarında, birbirine mütenâkız bir...
(54) 24. Söz/1, Sh 123 | 1.Dal | Alemin her taifesinde esmâ-yı hüsnâdan bir isim galiben tecellî eder 20.12.2024 55:38
YİRMİ DÖRDÜNCÜ SÖZ Şu Söz “Beş Dal” dır. Dördüncü Dal’a dikkat et. Beşinci Dal’a yapış, çık. Meyvelerini kopar, al. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ٭ اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰي Şu âyet-i celîlenin şecere-i nûrâniyesinin çok hakîkatlerinden bir hakîkatinin beş dalına işaret ederiz. Birinci Dal: Nasıl ki bir sultanın kendi hükûmetinin dâirelerinde ayrı ayrı...
(53) 23. Söz/9, Sh 120 | 5.Nükte | İnsan şu kâinâtta gāibâne ve hâzırâne iki cihetle ubûdiyeti var 19.12.2024 47:13
Beşinci Nükte: İnsan, şu dünyaya bir me’mur ve misafir olarak gönderilmiş, çok ehemmiyetli isti‘dâd ona verilmiş. Ve o isti‘dâdâta göre ehemmiyetli vazîfeler tevdî‘ edilmiş. Ve insanı, o gayeye ve o vazîfelere çalıştırmak için, şiddetli teşvîkler ve dehşetli tehdîdler edilmiş. Başka yerde îzâh ettiğimiz vazîfe-i insaniyetin ve ubûdiyetin esâsâtını, şurada icmâl edeceğiz. Tâ ki, ahsen-i takvîm sırr...
(52) 23. Söz/8, Sh 119 | 4.Nükte | İnsan, şu kâinât içinde pek nâzik ve nâzenîn bir çocuğa benzer 18.12.2024 40:17
Dördüncü Nükte: İnsan, şu kâinât içinde pek nâzik ve nâzenîn bir çocuğa benzer. Zaafında büyük bir kuvvet ve aczinde büyük bir kudret vardır. Çünkü o zaafın kuvvetiyle ve aczin kudretiyledir ki, şu mevcûdât ona musahhar olmuş. Eğer insan, zaafını anlayıp kālen, hâlen, tavren duâ etse ve aczini bilip istimdâd eylese, o teshîrin şükrünü edâ ile beraber, matlûbuna öyle muvaffak olur ve maksadları ona...
(51) 23. Söz/7, Sh 115 | 3.Nükte | İnsanın infiâl ve kabul ve duâ ve suâl cihetindeki kıymeti 17.12.2024 49:49
Üçüncü Nükte: İnsan, fiil ve amel cihetinde ve sa‘y-i maddî i‘tibâriyle zayıf bir hayvandır, âciz bir mahlûktur. Onun o cihetteki dâire-i tasarrufâtı ve mâlikiyeti o kadar dardır ki, elini uzatsa ona yetişebilir. Hatta insanın eline dizginini veren hayvânât-ı ehliye, insanın zaaf ve acz ve tembelliğinden birer hisse almışlardır ki, yabânî emsâllerine kıyâs edildikleri vakit, azîm fark görünür (ehl...
(50) 23. Söz/6, Sh 112 | 2.Nükte | İnsanda birisi enâniyet, diğeri ubûdiyet olmak üzere iki cihet var 16.12.2024 47:22
İkinci Nükte: İnsanda iki vecih var: Birisi enâniyet cihetinde, şu hayat-ı dünyeviyeye nâzırdır. Diğeri ubûdiyet cihetinde, hayat-ı ebediyeye bakar. Evvelki vecih i‘tibâriyle, öyle bir bîçâre mahlûktur ki, sermayesi yalnız SAYFA 113 ihtiyârdan bir şa‘re gibi, saç gibi cüz’î bir cüz’-i ihtiyârî ve iktidardan zayıf bir kesb ve hayattan çabuk söner bir şu‘le ve ömürden çabuk geçer bir müddetçik ve me...
(49) 23. Söz/5, Sh 110|2.Mebhas 1.Nükte|Cehennem amelin karşılığı olduğu halde cennet mahz-ı fazıldır 15.12.2024 53:39
İkinci Mebhas İnsanın saadet ve şekāvetine medâr ‘Beş Nükte’den ibârettir. İnsan ahsen-i takvîmde yaratıldığı ve ona gayet câmi‘bir isti‘dâd verildiği için, esfel-i sâfilînden tâ a‘lâ-yı illiyyîne; ferşten tâ Arş’a, zerreden tâ şemse kadar dizilmiş olan makamâta, merâtibe, derecâta, derekâta girebilir ve düşebilir bir meydân-ı imtihâna atılmış, nihâyetsiz sukūt ve suûda giden iki yol onun önünde a...
(48) 23. Söz/4, Sh 108 | 5.Nokta | Bir çok def‘a dua ediyoruz, kabul olmuyor sualine cevap 14.12.2024 48:03
Beşinci Nokta: Îmân, duâyı bir vesîle-i kat‘iye olarak iktizâ ettiği ve fıtrat-ı insaniye onu şiddetle istediği gibi; Cenâb-ı Hakk dahi, “Duânız olmasa ne ehemmiyetiniz var?” meâlinde قُلْ مَا يَعْبَؤُ بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْ لَا دُعَٓاؤُكُمْ ferman ediyor. Hem اُدْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْ emrediyor. Eğer desen: “Birçok def‘a duâ ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umûmîdir. Her duâya cevab var, ifa...
(47) 23. Söz/3, Sh 106 | 3.Nokta | Evet, hakîkî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir 13.12.2024 50:59
Üçüncü Nokta: Îmân hem nûrdur, hem kuvvettir. Evet, hakîkî îmânı elde eden adam, kâinâta meydan okuyabilir. Ve îmânın kuvvetine göre, hâdisâtın tazyîkātından kurtulabilir. تَوَكَّلْتُ عَلَي اللّٰهِ der, sefîne-i hayatta kemâl-i emniyetle, hâdisâtın dağlarvârî dalgaları içinde seyerân eder. Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak’ın yed-i kudretine emânet eder, rahatla dünyadan geçer. Berzahta istirahat...
(46) 23. Söz/2, Sh 104 | 2.Nokta|İman insanı ışıklandıran bir nur olduğu gibi kâinatı dahi aydınlatır 12.12.2024 52:14
İkinci Nokta: Îmân nasıl ki bir nûrdur, insanı ışıklandırıyor, üstünde yazılan bütün mektûbât-ı Samedâniyeyi okutturuyor. Öyle de, kâinâtı dahi ışıklandırıyor. Zaman-ı mâzî ve müstakbeli zulümâttan kurtarıyor. Şu sırrı bir vâkıada اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَي النُّورِ âyet-i kerîmesinin bir sırrına dâir gördüğüm bir temsîl ile beyân ederiz. Şöyle ki: Bir...
Similar podcasts
Replaio is not a podcast publisher; show names, artwork and audio belong to their authors and are distributed through public RSS feeds.