Pirlanta Dinle
Bir İ’câz Hecelemesi
Varlığın en bereketli ışık kaynağı, sözün en çarpıcı, en kuvvetli nüktesi odur. Yeryüzündeki bütün cazibedar güzellikler, onun ışığının varlık üzerine akseden gölgesi; en büyüleyici ses ve nağmeler, o semavi solukların sadece bir perdesidir. Onun ışıktan beyanları hastalıklardan tenezzüh, gönülden kirleri, gözlerden de günahları siler süpürür.
Nereden dinlenir?
Uygulamada podcast'ler Replaio Radio Çok yakındaPodcast'ler çok yakında uygulamaya geliyor. Şimdi yükle ve podcast'lere yepyeni bir bakışı ilk gören sen ol
Bölümler
35. Aynı Meyve, Bambaşka Tat: Cennetin Sürprizi - Bir İ’câz Hecelemesi 23.12.2025 1:05:17
Onlar orada bağ ve bahçeler içindeler; altlarında çağlayanlar var ki, akıp gidiyor gürül gürül. Yanıbaşlarında da yâr-ı vefadarları, tertemiz eşleri var. Ancak bütün bunlara rağmen verilenler ebedî olmazsa ve insan bu nimetlerle beraber “hâlidîn”den değilse, zeval-i lezzet elem olması itibarıyla, o insan dağidâr olacaktır. Onun için Kur’ân, “(Hayır, öyle zannedildiği gibi değil.) Onlar orada ebedî...
34. “Benzerini Getirin” Meydan Okuması ve Benzer Denemeleri - Bir İ’câz Hecelemesi 22.12.2025 1:07:00
Aslında, Kur’ân-ı Kerim’e nazire yapılamayacağını o devrin edip ve beliğleri anladığı gibi daha sonrakiler de itiraf etme mecburiyetinde kalmışlardır. Öyle ki, Üstad’ın da bir iki yerde, Câhız’a izafe ederek tekrar ettiği gibi, “Muâraza-yı bi’l-hurûf mümkün olmadı, muharebe-yi bi’s-süyûfa mecbur oldular..” Evet, eğer çok kısa ve rahat bir tarik olan kelimelerle mücadele imkânı olsaydı, onlar kılıç...
33. Kur’ân’ın Benzerini Getiremiyorsak Ne Yapmalıyız? - Bir İ’câz Hecelemesi 21.12.2025 58:58
Kur’ân-ı Kerim ise beyan ettiği her hususla alâkalı söyleyeceğini vâkıa mutabakat içinde söylüyordu. Onda mübâlağa ve mücâzefe yoktu. Böylesine disiplinli ve bağlayıcı kayıtlar içinde edebî ihtişamını muhafaza etme Kur’ân-ı Kerim’e has bir keyfiyettir. Onun için edipler, Lebid ve Hassan İbn Sabit gibi kimselerin şiirlerine baktıkları zaman cahiliye devrine ait olanların daha parlak, İslâm devrine...
32. Hazreti Allah’a Karşı Ubûdiyetimiz ve O’nun Mabûdiyeti - Bir İ’câz Hecelemesi 20.12.2025 56:33
Ey insanlar! Sizi ve sizden evvelkileri yaratan Rabbinize hâlisâne ubudiyyet tavrını takının ve kulluk edin ta daire-i takvaya ermiş olasınız, ümit edilir ki bu sayede takvayı ihraz etmiş olursunuz. Yani enzâr-ı âlemde, daire-i takvaya girenlerin tavrını takınmış olursunuz. Müslüman olmanız itibarıyla bu önemli bir noktadır. Düşünün ki o lütufkâr ve merhametli Rabbiniz yeri sizin için bir firâş ya...
31. Allah'ın Kadîr ve Kâdir İsimleri - Bir İ’câz Hecelemesi 19.12.2025 45:49
Esmâ-i hüsnâ içerisinde hem Kadîr hem de Kâdir isimleri mevcuttur. Ne var ki, aralarında bir farkın olduğu da açıktır. Biz, birinin gücünü ifade için “Falan, falan işi yapmaya “kâdir” desek de hiçbir zaman bunu “kadîr” şeklinde ifade etmeyiz. Evet, Kadîr ismi, Cenab-ı Hakk’ın Zât’ına has bir isimdir, başkaları hakkında kullanılamaz. Ama Kâdir ismine mânâ verirken, “Allah dilerse yapar, dilerse yap...
30. Münafıkların Havas Tabakası - Bir İ’câz Hecelemesi 18.12.2025 1:02:45
Bu üslup farklılığından da, evvelki temsille anlatılan gürûhun âmi, görgüsüz, bilgisiz, etrafında olup biten şeyleri anlayamayan bir münafık tipi olduğu; ikinci temsilde anlatılanların ise münafıkların –tabir caiz ise– havas tabakası olduğu hissi uyanıyor ki, bunların çevrelerinde olup biten şeylerden haberdar oldukları, gözleri bir parıltı gördüğünde parıltının zuhurunu fırsat bilip yürümeye azm...
29. Sağırdırlar, Dilsizdirler ve Kördürler - Bir İ’câz Hecelemesi 17.12.2025 16:01
İşte bu vaziyetteki kimselerdir ki, hiçbir zaman ayrıldıkları o ilk noktaya, fıtrat noktasına dönemezler. Vâkıa, ebediyen dönemezler değil. Çünkü âyet “dönemeyecekler” demekte, “ebediyen dönemeyecekler” dememektedir ki bu, her şeye rağmen yine de bir ümidin olduğunu, aslında isteseler dönebileceklerini anlatır. Bu ifadelerle de insan iradesinin önemi vurgulanır ki, kendi iradeleriyle düştükleri gi...
28. Hidayeti Dalaletle Değiştiren Grup- Bir İ’câz Hecelemesi 16.12.2025 25:53
Evvela, bir zümrenin nazarında bir ziya, bir ışık ve bir parıltı beliriyor. O belirince onlar az çok etraflarını görüyorlar. İyi veya kötü ünsiyet edecekleri veya vahşet duyacakları farklı manzaralarla karşı karşıya kalıyorlar. Bu biraz da onların ruh hâletlerine göre belirlenen bir husus oluyor. Ruhları, çevreyi onlara vahşet dolu bir tablo gibi gösteriyorsa, onlar da vahşet dolu bir tablo müşâhe...
27. Bir Nebze de Kur’ân-ı Kerim’deki Meseller - Bir İ’câz Hecelemesi 15.12.2025 29:43
Kur’ân-ı Kerim, ifadelerinde yeri geldikçe temsil yolunu seçmiştir ki, aslında edipler de çok defa bu yola başvuragelmişlerdir. Belâgatta beyan ilmi, ediplerin daima başvurdukları bir kaynak olmuştur, sık sık onunla susuzluk gidermiş ve bazen de gerekmediği hâlde, lüzumsuz yere onunla fantezilere girmişlerdir. Vâkıa, temsilin insan ruhunda bir heyecan uyardığı açıktır. Ancak ilâhî ve nebevî beyanl...
26. İnsanın Sermayesi, Hidayettir - Bir İ’câz Hecelemesi 14.12.2025 16:15
Ticaret iki maksattan dolayı yapılır. Bunlardan biri, sermayeyi muhafaza etmek, ikincisi ise kâr elde etmektir ve bunlar, ticaretin temel prensiplerindendir. Âyet-i kerimede ifade edilen, onların ticaretlerinde kazanç elde etmemeleri, hüsranlarını ifade etmektedir. Hidayeti verip, karşılığında dalâleti alarak böyle bir alışveriş yapma, ticaretin bu iki temel kaidesine ters düşmektedir. Nitekim bu...
25. Hakaretler Savuran Münafıklar, Nasıl Mukabele Gördüler? - Bir İ’câz Hecelemesi 13.12.2025 23:57
Bu ifadenin lazımı olarak sanki Allah, mü’minlere şöyle demektedir: “Siz, münafıkların istihzasından müteessir olmayın; zira onların yapmış oldukları bu istihzaya karşı sizin yapacağınız mukabele ne olursa olsun size karşı yapılan istihzayı karşılamayacaktır. Çünkü onlar, sizinle, dininizden yani Allah’a inanmanızdan dolayı istihza etmektedirler. Öyleyse bu ağır cinayetlerinin cezasını da ancak Al...
24. İnsi Şeytanlar Cinnî Şeytanlardan Daha Da Şerirdirler - Bir İ’câz Hecelemesi 12.12.2025 23:15
Nâs Sûresi’nde “vesvâs” ve “hannâs” olarak ifade edilen, her insana musallat olabilen, görünmeyen fakat insanı baştan çıkarmak için devamlı vesvese veren şeytanlar vardır. Bir gün Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Hazreti Ebû Zerr’e: “İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden Allah’a sığındın mı?” dedi. Hazreti Ebû Zer de bu suale, yine bir sual ile karşılık verdi: “İnsanlardan da şeytan var mı...
23. Münafıklar Şuursuz, Akılsız ve İlimsizdirler - Bir İ’câz Hecelemesi 10.12.2025 21:03
Münafıklar ve bir kısım Ehl-i Kitap –insaflı olanlar müstesna– bu kategori içinde mütalâa edilegelmişlerdir. O gün ortada yeni bir mesaj ve bu dinin temsilcisi etrafında toplanmış, önceleri az ama zaman geçtikçe çığ gibi gelişen, büyüyen aydınlık bir kitle vardı. Onlar bunu hiç anlayamıyor ve sindiremiyorlardı. Gerçi azıcık basiretleri olsaydı ve kendi vicdanlarına, vicdanî müktesebatlarına dönüp...
22. Beşerin Şeytanı Sayılan Münafıklar - Bir İ’câz Hecelemesi 09.12.2025 21:20
Aslında onların –bir şaşkının da ifade ettiği gibi– kendilerince bir inançları vardı. Ne var ki, Allah’ın dini yanında kendine göre inanmanın çerçevesinin ne olduğu da belli değildi. Belki, nebilerin sesinin soluğunun ulaşamadığı devirlerde insanların kendilerine göre bir inanç sistemi oluşturmaları imkân dâhilindeydi; ancak Peygamber vahyini duyduktan sonra artık “kendine göre bir iman” olmazdı....
21. Fitne ve Fesat Öldürücü Bir Zehirdir - Bir İ’câz Hecelemesi 08.12.2025 30:47
Fitne ve fesat, hayat-ı içtimaiyede bir semm-i kâtil (öldürücü zehir) hükmünde olduğundan, onun bertaraf edilmesi çok önemlidir. Her şeyden evvel bir toplumda fitne ü fesat ve herc ü merc devam ettiği sürece ne şahsî ne ailevî ne de içtimaî huzurdan, sükûndan söz edilemez. Öyleyse ilk önce bu fitne ü fesadın izalesine çalışmak lazımdır ki, bu da her toplumda, söz ve hareketleriyle fesat çıkaranlar...
20. Her Yönüyle Yalan Kesilme Hastalığı - Bir İ’câz Hecelemesi 07.12.2025 34:21
Yalan, öyle bir hastalıktır ki, insan onun en küçüğünü bilerek-bilmeyerek bir kere kullanıverdi mi gerisi gelmeye başlar. Mesela, siyasî plânda bir kişi –halk diliyle söyleyecek olursak– kendi dümenini çevirmek suretiyle halkı aldatmayı, toplulukları kandırmayı plânlar ve bunu dirayet, kiyaset ve akıllılık sayarsa, yalan deryasına yelken açmış olur; ihtimal bir daha da geriye dönemez. İktisadî plâ...
19. Şuurun Şuuru Vicdandır - Bir İ’câz Hecelemesi 05.12.2025 35:49
Şöyle ki, insan her an, gözü ile bir şey görür, kulağıyla bir şey duyar.. ve dış ihsaslarıyla algıladığı şeyler de olur; bunların hepsi zâhirîdir. Kalbin hissi ise daha ziyade bir hiss-i bâtındır. Hariçten gelen şeylerden müteessir olsa da, çok defa daha ziyade nereden geldiğini, nasıl olduğunu bilemediği ledünnî bir tesirin var olduğunu duyar. Bazen bu tür sübjektif duyuşlar sekr, istiğrak, kalak...
18. Mümin ve Kafir Arasındaki İnsan Grubu - Bir İ’câz Hecelemesi 04.12.2025 26:31
Kur’ân-ı Kerim açıktan açığa mütecaviz ve saldırgan kâfirlere karşı cihad etmeyi ve Müslümanlara karşı savaşanları öldürmeyi emrettiği hâlde, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), münafıkların kâfirlerden daha tehlikeli bulunmalarına, onlar hakkında pek çok âyet nâzil olmasına, hatta kendisi de bizzat onları tanımasına rağmen onlara karşı umumi olarak öldürme işine asla teşebbüste bulunmamıştır...
17. Bakara Suresi 6. ve 7. Ayetlerinin Dilsel İncelikleri - Bir İ’câz Hecelemesi 03.12.2025 20:44
Üstad Bediüzzaman, bu hususla alâkalı da şunları söyler: “Kalb ile basarın taalluk ettikleri şeyler mütehâlif, yolları mütebâyin, delilleri mütefâvit, talim ve telkin edicileri mütenevvidir. Sem’ ise, kalb ve basarın hilafına, masdardır. İşittiren ferddir. Cemaatin işittikleri, ferddir. İşiten ferd, ferd olur. Bunun için müfred olarak iki cem’in arasına düşmüştür.”256 Yani vahyi işittiren Allah (c...
16. Her İnanmayanın Kalbi Mühürlenmez - Bir İ’câz Hecelemesi 02.12.2025 43:52
Burada izaha muhtaç olan hususlardan biri de şudur: Âyet-i kerimede iman etmeyecekleri belli olmuş, kalbleri, kulakları mühürlenmiş ve gözlerine perde inmiş kimseler için yine de teklifte bulunulması teklif-i mâlâ yutâk gibi zannedilebilir. Bu, onların fıtrat-ı selimelerine yapılan bir hitaptır. Zira her insan, yaratılırken hanif fıtrat üzerine yaratılmıştır. Dolayısıyla küfre, dalâlete düşmemiş o...
15. İnsan Ya Mü’min Ya da Kâfirdir - Bir İ’câz Hecelemesi 01.12.2025 25:39
Evet imanla küfür, birbirinin nakîzidir; zıt şeylerin bir araya gelmeleri mümkün olmadığı gibi imanla küfrün de bir araya gelmeleri mümkün değildir. Zira birbirinin nakîzi olan iki şeyden birisinin bulunduğu yerde diğeri bulunmaz. Öyle ise bir alan, mütenakız olan şeylerin ikisinden birden hâlî olmadığı gibi, ikisinin aynı anda bir sahada bulunmaları da mümkün değildir. Mantık tabiriyle bunlardan...
14.Dünyanın Karşısında Özel Bir Alem: Ahiret - Bir İ’câz Hecelemesi 27.11.2025 25:20
Her şeyden evvel (önce) insan, ahirete (ölümden sonraki hayata) yakîn (kesin iman, şüphesiz inanma) hâsıl edecek (meydana getirecek, kazandıracak) donanım (manevî hazırlık, birikim) peşinde olmalıdır. Zira (çünkü) ahiret mevzuu (konusu); bir mânâda (bir yönüyle, bir açıdan) mahsüsât (duyularla algılanan şeyler), müşâhedât (gözlemler, bizzat görülenler) ve mücerrebâtın (deneyimlenmiş şeylerin, tecr...
13. Kur’ân-ı Kerim’in Tasdik Ettiği Kitaplara İman - Bir İ’câz Hecelemesi 26.11.2025 12:50
Kur’ân-ı Kerim’in diğer kitapları da tasdik etmesi ve onlara şahit olması, dün ve bugün dünyada bir kısım fitneleri önlemiş ve bir sulh anahtarı vazifesi görmüştür. Yani bugün Yahudinin elindeki Tevrat ile Hıristiyanın elindeki İncil, sahip oldukları saygınlığı büyük ölçüde Kur’ân-ı Kerim’e borçludur. Aksine, âlemlere rahmet olarak inen Kur’ân-ı Kerim ve onun tebliğcisi Resûl-i Ekrem’in (sallallâh...
12. Zekât, İslâm’ın Kantarasıdır (köprüsüdür) - Bir İ’câz Hecelemesi 25.11.2025 21:56
Rızık”, lügat itibarıyla haz, nasip, pay; ıstılahî mânâsı açısından ise Cenab-ı Hakk’ın canlılara faydalanmaları için ihsan ve lütfettiği her şey mânâsına gelmektedir. Ehl-i Sünnet’e göre, rızkın ıstılahî mânâsı, lügat mânâsıyla aynıdır. Ancak, Mutezile, haramın rızık olmadığı kanaatindedir. Mutezile’nin bu kanaati, Ehl-i Sünnet akidesine ters olduğu gibi, kâinatta câri olan kanunlara da aykırıdır...
11. Gayba İman ve Namaz Arasındaki Bağ - Bir İ’câz Hecelemesi 24.11.2025 27:42
Dolayısıyla o takva erleri, sadece gözlerinin gördüğü “meşhûdât”a inanmazlar. Âlem-i şehadet ve âlem-i mahsüsât denilen maddî âlemi, vicdanları ile “şuhûd-u Hak” arasında bir berzah kabul eder ve bu âlem-i şehadet silinmeden, şuhûd-u Hakk’a vâsıl olamayacaklarına inanırlar. Bunun içindir ki ehl-i tahkik, genellikle âlem-i şehadetin kıstaslarına itibar etmemiş ve gayb âlemine ait gördükleri temessü...
Benzer podcast'ler
Replaio bir podcast yayıncısı değildir; program adları, kapak görselleri ve ses içerikleri yazarlarına aittir ve herkese açık RSS beslemeleri aracılığıyla dağıtılır