Buyce.tarhan
Neyse...Diyemediklerimiz.
Karşınızda aslında kulaklarınızda içi şişmiş biri var. Bu podcast artık içine atmaktan ve her seferinde “pekala, neyse…” demekten yorgun düşmüş bir kadının seslenişi. Hem özel hayatında hem profesyonel hayatında payına düşeni ziyadesiyle (evet "x" kuşağından) almış, zaman zaman ağzı çok yanmış biri… Bununla birlikte başka bir yerden bakmanın mümkün ve olduğunu keşfedebilmiş şanslılardan. Neyselerin ardına sakladıklarımız için yola çıkıyor bu podcast. Kulağa hoş gelen ama içi boşaltılmış kavramları “mış gibi” yapmadan ya da kendimize uydurmaya çalışmadan anlamaya hevesli biri ile.
Author
Buyce.tarhan
Category
Podcast website
Latest episode
Jul 5, 2026
Where to listen?
Podcasts in the app Replaio Radio Coming soonPodcasts are coming to the app soon. Install now and be the first to see a whole new take on podcasts
Episodes
Biri Gülmek mi Dedi? 05.07.2026 20:43
İzahı olmayanın mizahı olur. Gülmek hele de birlikte gülmek ruhumuzu iyileştiren, hadi diyelim, koruyan en özel ve keyifli savunma araçlarımızdan.
Alçımla çıktım bir yola... 30.06.2026 15:07
Kendime veremediğim izinler, kendimi tanımladığım kalıplar..Kırılan ayağım değil gurum olabilir mi? Bu sefer yolda Marcus Raichlle ve RobertEisenberger (Learned Industriousness) durak noktalarım oldu. Cognitive Dissonance, bilişsel uyumsuzluk ile yoldaki tabelalar.#CognitiveDissonance #MarcusRaichlle
Önce kim? Ne? 22.06.2026 20:21
Zaman Yönetimi. Halaen çok istenilen gelişim başlıklarında biri. Ve dilimize pelesenk olmuş bazen bir bahane, bazen birserzeniş. Zaman. Kıymetli olduğunu söyleyip durduğumuz ancak kıymetinibir türlü tam bilemediğimiz, sürekli elimizden kaçırdığımız, peşindenkovaladığımız bir kavram. İroni ise zamanımızın aslında kısıtlı ve önemli olduğunuvakti geçtiğinde, sanki o zaman sonsuz mu gibi heba ettiğ...
Öfkeli Elmalar, Kızgın Bademcikler 09.06.2026 15:45
Tahakküm mü, itibar mı? Bu bölümde bu soruya yanıt arıyorum.
Kararlarımızı Gelecekten Almak 30.05.2026 17:13
Karar vermek neden bu kadar zor? Ya yanlış seçersem? Ya pişman olursam? Ya aslında ne istediğimi bilmiyorsam? Bu bölümde seçimler, kararsızlık, özgürlük, anlam arayışı ve gelecekteki benliğimiz üzerine düşünüyorum. Sürekli doğru kararı vermeye çalışırken hayatı kaçırıyor olabilir miyiz? Ya da anda yaşamaya çalışırken gelecekteki kendimizi ihmal ediyor olabilir miyiz? Kierkegaard'dan Meghan Sulliva...
Mutlak Çaresizlik ve Yılgınlık 22.05.2026 12:45
Bazen insanın net bir gündemi olmaz. Sadece içinde büyüyen bir çaresizlik, bir yorgunluk ve susturamadığı bir itiraz olur. Bu bölümde; öğrenilmiş çaresizlikten öfkeye, sessizlik sarmalından Hannah Arendt’e, Eric Berne’in “kurban-kurtarıcı-zalim” üçgeninden insanın kendi içindeki karanlıkla karşılaşmasına uzanan bir yerden konuşuyorum. Biraz kırgın, biraz öfkeli, biraz yorgun… Ama hâlâ “neyse” diye...
Hayatta ne zaman "yeterli yeterince yeterli"? 16.05.2026 11:51
Bu bölümde “sınırlı istikrarsızlık” fikrini konuşuyoruz. Sağlıklı sistemler tamamen stabil değildir. Yıkılmayacak kadar stabildirler, ama değişebilecek kadar da hareketlidirler. İnsan bedeni, ilişkiler, organizasyonlar ve hatta sanat… hepsi biraz gerilim, biraz belirsizlik ve biraz hareketle canlı kalır. Peki neden modern dünya bize sürekli kontrol, kesinlik ve kusursuz stabilite vaat ediyor? Ve g...
An'da kaldık. Ya sonra? 09.05.2026 15:16
Çözümlere erişilir olmak kıymetli kıymetli olmasına da, derinlik olmadan erişilebilirlik, ustalık yanılsamasıyaratır mı acaba?
As yüzünü ki mühim sansınlar 02.05.2026 16:50
Vize başvurusu için bir elçilikte geçen birkaç saat… Soğukta bekleyen insanlar, sessiz rekabet, eksiksiz olma telaşı ve asık yüzlü görevliler. Bu bölümde basit bir sorunun peşine düşüyorum: Ne oldu da ciddiyeti somurtkanlıkla, statüyü mesafeyle eşleştirmeye başladık? Gülümsemek gerçekten otoriteyi zayıflatır mı, yoksa biz mi böyle inanmak istiyoruz?
23 Nisan. Hangisi daha zor; neşe dolmak mı, insan kalmak mı? 25.04.2026 12:25
23 Nisan… Bir zamanlar çocuk olmanın yeterli olduğu, ait olmanın sorgulanmadığı bir dünyayı hatırlıyor musunuz? Bu bölümde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı üzerinden bir yolculuğa çıkıyorum. Kendi çocukluğumdan, mahallelerden, komşuluklardan, birlikte olmanın doğal olduğu zamanlardan… Ve sonra yavaş yavaş ördüğümüz duvarlara. Koruma adı altında nasıl ayrıştırdık? Farklı olanı anlamak yer...
Başı Kesik Tavuklardan Hallice... 20.04.2026 17:46
30+ yıl İnsan Kaynakları, yetenek yönetimi ve liderlikgelişimi alanında çalıştıktan sonra en sık gelen sorulardan biri şu: “Çocuklar ne okusun, ne yapsın?” Cevap vermesi zor. Çünkü mesele sadece meslek seçimi değil. Bir yanda “kendini kurtar” söylemi, diğer yanda ne istediğini keşfetmesine fırsat bulamayan gençler… Biz kendi hikâyelerimizde “keşke”lerle doluyken, onlara hâlâ aynı reçeteleri sunuyo...
Politikleştirebildiklerimizden misiniz? 12.04.2026 14:49
Politika… En çok içimize attığımız, en çok tartıştığımız, en çok kaçındığımız konulardan biri. Peki neden? Neden konuşamıyoruz? Ya susuyoruz… ya bağırıyoruz. Bu bölümde şuna bakıyorum: Düşünmek ile inanmak arasındaki fark ne? Neden yeni bir bilgiyle fikrimizi gözden geçirmek yerine, mevcut fikrimizi savunmaya çalışıyoruz? Ve en kritik soru: Her fikir gerçekten saygıyı hak eder mi? İfade özgürlüğü…...
Longevity… Ölümsüzlüğün Peşinde Yaşamı Kaçırmak 04.04.2026 10:54
Uzun ve sağlıklı yaşamak… yani longevity . Ama ne zaman sağlıklı yaşam arayışı, ölmemeye çalışma çabasına dönüşüyor? Detokslar, kürler, “doğal yaşam” önerileri, wellbeingtavsiyeleri… Gerçekten yaşam kalitemizi mi artırıyor, yoksa korkularımızın yönettiği yenialışkanlıklar mı yaratıyor? Bu bölümde sağlıklı yaşamak ile yaşamayı ertelemekarasındaki ince çizgiyi konuşuyorum. Kendimizi daha iyi hissetm...
Dijitalleştik Hocam 28.03.2026 14:38
Değişmeyen tek gerçek değişimin kendisidir demiş filozof. Eyvallah da hakkını veriyor mu tüm değişimler, özellikle de kurumsal transformasyonlar? Bu bölüm aniden ve ardı ardına yapılan değişim heveslerini ele alıyoruz. #neyse #dönüşüm #transformasyon #çağrımerkezi #arendth
Neyse Dedikten Sonra 21.03.2026 11:19
“Neyse…” Beş harfli bir kelime. Ardından gelen üç nokta ise çoğu zaman bir hikâyenin yarım kaldığını fısıldıyor. Bu bölümde, “neyse” dediğimiz anların peşine düşüyorum. Bir kabulleniş mi bu, yoksa içten içe bir vazgeçiş mi? Beklentiler, hayal kırıklıkları, keşkeler ve “hadi”ler arasında gidip gelirken şunu soruyorum: Gerçekten devam mı ediyoruz, yoksa sadece geçiştiriyor muyuz? Belki de mesele bek...
Duygularımız geçerli olmasına geçerli de her zaman doğru mu? 14.03.2026 14:07
Duygularımız geçerli. Ama her duygu doğru mu? Hepimiz kırgınız. Hepimiz haklıyız. Ama garip bir şekilde… kimse sorumlu değil. Bir cümle görüyorum sosyal medyada. Kendime yontuyorum. Birine yolluyorum. Sonra bir bakıyorum… herkes daha da kırılmış. Belki mesele haklı olmak değil. Belki mesele, ‘Bu duygu bana ne anlatıyor?’ diye durup bakabilmek. Duygular geçerli olabilir. Ama sorumluluk… işte orası...
Bilmemek değil, öğrenmemek ayıptı hani? 07.03.2026 13:53
Bilmeyen değil, öğrenmek istemeyen insan zorlar. Bu bölümde merakın, öğrenmenin ve geri bildirimin neden bukadar zorlayıcı olabildiğini konuşuyorum. Bazen bilmediğimizi bilmemek bizi rahatlatır. Çünkü bilmediğini fark etmek, yalnızca yeni bir şey öğrenmek değil; kendimizhakkında bildiklerimizi de yeniden sorgulamak demektir. Geri bildirim tam da bu yüzden çoğu zaman bilgi gibi değil,tehdit gibi ge...
Bilmediğimi bilmiyorsam... 28.02.2026 10:31
Bazen cümle ağzımıza kadar gelir. Ama çıkmaz. Çünkü daha önce denemişizdir. Yanlış anlaşılmıştır. “Abartıyorsun” denmiştir. “Çok direkt”, “fazla hassas”, “niye bu kadar kurcalıyorsun?” Ve biz o anda Sadece… “NEYSE…” deriz. Bu podcast, işte o neyselerin içinden konuşmak için var
Neyse ne...Hadi Başlıyorum Ben 04.10.2025 6:33
"Bizi özgür bırakacak olan gerçeklerdir, eğer ilkbaşta bizi kızdırmalarına göğüs gerebilirsek..." Gloria Steinem. Beni en doğru zamanlarda kızdırmaktan hiç vazgeçmediği için Mehmet Murat Somer’e, sonsuz beyinfırtınalarıma yılmadan eşlik eden Elif Ekemen’e, bu ismin doğuşuna tanıklık eden Kaan Akarsu’ya, yüreklendirdikleriiçin Zeynep Tarhan, Doruk ve Zehra Taraktaş’a, jenerik müziğimi büyük bir cöm...
Similar podcasts
Replaio is not a podcast publisher; show names, artwork and audio belong to their authors and are distributed through public RSS feeds.