Ayşen İrem Ateş

Felsefe Hakkında Hiçbir Şey Bilmiyorum

Felsefe hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Tıpkı Sokrates gibi. Ama belki de en iyi başlangıç noktası burası. Bu podcast’te gündelik hayatla felsefeyi birleştiriyor, büyük soruları küçük anlara sığdırıyoruz. Ahlak, özgürlük, toplumsal roller, kimlik, anlam, varoluş, güven, aşk...Her bölümde farklı bir filozofun düşüncelerine kulak veriyor, felsefi sorulara farklı açılardan yaklaşıyoruz.“Felsefe” kategorisindeyiz. Ama sadece düşünen değil, hisseden, gülen, sorgulayan bir yer burası.📲 instagram.com/felsefecocuklariReklam ve İş birlikleri için: ayseniremates@gmail.com

Vizitează neapărat site-ul podcastului și susține-i creatorul: podcasters.spotify.com

Autor

Ayşen İrem Ateş

Categorie

Society

Site-ul podcastului

podcasters.spotify.com

Cel mai nou episod

16 sept. 2026

Unde asculți?

Podcasturi în aplicație Replaio Radio În curând

Podcasturile ajung în curând în aplicație. Instaleaz-o acum și fii primul care descoperă o abordare complet nouă a podcasturilor

Descarcă din Google Play Instalează gratuit Android aproape 10 mil. descărcări · nota 4,8 iOS în curând

Episoade

Zevkimizin Ne Kadarı Bize Ait? 16.09.2026

“Benim zevkim böyle.” Peki o zevk gerçekten ne kadar bizim? Bu bölümde Hume, Kant, Bourdieu ve Adorno’yla birlikte “güzel” dediğimiz şeyin peşine düşüyoruz. Estetik yargıdan kültürel sermayeye, sınıftan kültür endüstrisine uzanırken kişisel sandığımız tercihlerimizin ardındaki görünmez etkileri kurcalıyoruz.

Kader mi, İrade mi: Hayatımızı Kim Belirliyor? 09.09.2026

Kader varsa gerçekten seçiyor muyuz? Yoksa “ben seçtim” dediğimiz kararlar da çoktan kurulmuş bir düzenin parçası mı? Bu bölümde Filozoflar Villası’na Fârâbî, İbn Sînâ, Gazzâlî ve İbn Rüşd geliyor. Kader, özgür irade, nedensellik ve sorumluluk üzerine İslam felsefesinin yüzyıllardır tartıştığı o zor sorunun peşine düşüyoruz.

Hayatın Ne Kadarı Oyun? 03.09.2026

Hayatı fazla mı ciddiye alıyoruz? Oyun gerçekten hayatın dışında, yalnızca eğlenmek için yaptığımız bir şey mi; yoksa kurallar koyma, kazanma, kaybetme ve anlam yaratma biçimimizin tam merkezinde mi? Bu bölümde Huizinga, Wittgenstein, Gadamer ve Bernard Suits’le oyunun felsefesine giriyor; çocukken kurduğumuz oyunlardan yetişkinliğin görünmez yarışlarına uzanıyoruz.

Aşk Yetmiyorsa Neden Evleniyoruz? 26.08.2026

Evlilik yalnızca iki insanın birbirini sevmesi mi, yoksa gelecekte kim olacaklarını bilmeden birbirlerine verdikleri bir söz mü? Bu bölümde Kierkegaard, Hegel, Simone de Beauvoir ve Stanley Cavell’le evliliği;  aşk, tekrar, sorumluluk, özgürlük ve değişim  üzerinden konuşuyoruz.

Tarafsız Kalmak Politik Bir Tercih Midir? 12.08.2026

“Ben tarafsızım” demek gerçekten hiçbir tarafta olmamak mı? Bu bölümde Arendt, Sartre, Gramsci ve Camus’yü Filozoflar Villası’nda bir araya getiriyor; sessizliğin sorumluluğunu, seçmemeyi seçmeyi, iktidarın görünmez biçimlerini ve “doğru tarafta olmanın” tehlikeli konforunu konuşuyoruz.

Başlangıçta Taklit Vardı 05.08.2026

Özgün olmak gerçekten mümkün mü? Yoksa düşündüğümüz fikirler, kurduğumuz hayaller ve hatta arzularımız bile başkalarından mı geliyor? Bu bölümde Aristoteles'in  mimesis  anlayışından Girard'ın mimetik arzu teorisine, Nietzsche'nin kendini yaratma fikrinden Harold Bloom'un etkilenme kaygısına uzanıyoruz. Belki de özgünlük, hiç etkilenmemek değil; etkilendiklerimizi dönüştürebilmekti...

İnsan Kendini Görebilir mi? 29.07.2026

Aynaya baktığımızda gerçekten kendimizi mi görüyoruz? Bu bölümde Lacan, Sartre, Merleau-Ponty ve Ricoeur ile birlikte, benliğin nasıl kurulduğunu ve neden kendimizi sandığımız kadar iyi tanımadığımızı konuşuyoruz. Belki de mesele kendimizi görmek değil, kendimiz hakkında kurduğumuz hikâyeyi fark etmektir.

İnsanın Evrimi Bitti mi? 22.07.2026

İnsan hala evrimleşiyor mu? Darwin'den başlayıp sosyal antropolojiye, Arnold Gehlen'den Bernard Stiegler'e, Donna Haraway'den Nietzsche'ye uzanan bu yolculukta yalnızca biyolojik evrimi değil; kültürü, teknolojiyi ve yapay zekayı da konuşuyoruz. Yapay zeka gerçekten insanlığın yeni evrimi mi? Yoksa asıl dönüşüm, onu üretirken bizim geçirdiğimiz değişim mi?

Hayat Gerçekten Tekrar mı Ediyor? 08.07.2026

Hepimiz bazen "Neden aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıyorum?" diye düşünüyoruz. Peki gerçekten hayat mı kendini tekrar ediyor, yoksa biz mi benzer deneyimlere aynı anlamı yüklüyoruz? Bu bölümde Herakleitos, Kierkegaard, Nietzsche ve Deleuze ile değişimi, tekrarı ve dönüşümü konuşuyoruz. Belki de mesele döngüyü kırmak değil, her dönüşte nasıl biri olduğumuzu fark etmek.

Çöp Kutusu Yalan Söylemez 01.07.2026

Çöp gerçekten nedir? İşe yaramayan bir nesne mi, yoksa değerini bizim kaybettirdiğimiz bir şey mi? Bu bölümde Mary Douglas, Michael Thompson, Zygmunt Bauman ve Walter Benjamin ile birlikte çöpün, tüketimin, hafızanın ve değerin felsefesini konuşuyoruz.

El Âlem 24.06.2026

"El âlem ne der?" Belki de çocukluğumuzdan beri en çok duyduğumuz cümlelerden biri. Peki el âlem kim? Neden bazen hiç tanımadığımız insanların ne düşüneceği, kendi isteklerimizden daha önemli hale geliyor? Bu bölümde Erving Goffman, Norbert Elias, Michel Foucault ve Ruth Benedict ile birlikte utancı, toplumsal baskıyı, görünmez seyircileri ve hayatlarımızı şekillendiren o meşhur "el...

Dedikodu Yapmasaydık Ne Kaybederdik? 17.06.2026

Dedikodu gerçekten sadece kötü bir alışkanlık mı? Yoksa insanları birbirine bağlayan görünmez toplumsal bağlardan biri mi? Bu bölümde Georg Simmel, René Girard, Aristoteles ve Montaigne ile birlikte dedikodunun toplumsal, ahlaki ve insani yönlerini konuşuyoruz.

Neden Herkes Terapide? 10.06.2026

Modern insan ne zaman kendisinin en büyük projesi haline geldi? Bu bölümde Michel Foucault, Eva Illouz, Erich Fromm ve Nikolas Rose ile birlikte terapi kültürünü, psikoloji dilinin yükselişini ve neden sürekli kendimizi açıklamaya çalıştığımızı konuşuyoruz.

Ya Hayatın Anlamı Mutlu Olmak Değilse? 03.06.2026

Mutlu olmak gerçekten hayatın amacı mı? Yoksa biz mutluluğa, taşıyamayacağı kadar büyük bir anlam mı yükledik? Bu bölümde Nietzsche, Viktor Frankl, Emil Cioran ve Martha Nussbaum ile birlikte mutluluğun peşinden koşan modern insanı konuşuyoruz. Belki de iyi bir hayat ile mutlu bir hayat aynı şey değildir.

Ben Yapsam Çöp, O Yapınca Sanat 20.05.2026

Bir muz duvara bantlandı. Ve insanlar ikiye ayrıldı: “Bu sanat değil.” “Zaten mesele o.” Bu bölümde modern sanatı, sanat elitizmini ve neden bazen bir eserden çok onun hikâyesini konuştuğumuzu tartışıyoruz. Marcel Duchamp, Arthur Danto, Jean Baudrillard ve Pierre Bourdieu var.

İnsan Neden İnanmak İstiyor? 13.05.2026

İnsan neden inanmak istiyor? Nietzsche, Kierkegaard, Freud ve William James aynı masada buluşuyor. Kimisi inancı bir ihtiyaç, kimisi bir sıçrama, kimisi bir savunma mekanizması, kimisi ise yaşamı mümkün kılan bir güç olarak görüyor. Peki insan gerçekten hiçbir şeye inanmadan yaşayabilir mi? Yoksa hepimiz farkında olmadan bir şeyleri kutsallaştırıyor muyuz? Bu bölüm biraz din hakkında. Ama biraz da...

Çoğunluk Her Zaman Haklı mı? 06.05.2026

Bir şeyi herkes savunuyorsa gerçekten doğru mudur? Bu bölümde Jean-Jacques Rousseau, John Stuart Mill ve Alexis de Tocqueville ile çoğunluğun gücünü ve sınırlarını konuşuyoruz. Çoğunluk gerçekten doğruyu mu bulur, yoksa sadece en çok tekrar edilen şeyi mi?

Devlet Bizi Korur mu, Kontrol mü Eder? 29.04.2026

Güvende olmak için ne kadar özgürlüğünden vazgeçersin? Bu bölümde Thomas Hobbes, John Locke, Michel Foucault ve Giorgio Agamben ile şu sorunun peşine düşüyoruz: Korunuyor muyuz yoksa yavaş yavaş kontrol edilmeye mi alışıyoruz?

Çocukluk: Kaybettiğimiz Bir Zihin Hali mi? 22.04.2026

Bu bölümde çocukluğu bir yaş olarak değil, bir  zihin hali  olarak düşündük: Jean-Jacques Rousseau ile doğallık ve bozulma, Jean Piaget ile çocuk zihninin farklılığı, Donald Winnicott ile oyun ve kendini kurma, Friedrich Nietzsche ile yeniden çocuk olabilme ihtimali… Ama asıl soru şu: Biz büyürken neyi kaybettik? 23 Nisan’da çocuklara bakarken, belki bu kez kendimize bakıyoruz. Çünkü bazen bir çoc...

Bakışın Zehri: Nazar ve Hasetin Metafiziği 15.04.2026

“Nazar” dediğimiz şey gerçekten dışarıdan gelen bir etki mi… yoksa başkalarının bakışı altında kendimizi kaybetmemiz mi? Bu bölümde Jean-Paul Sartre, İbn Haldun, René Girard ve Emmanuel Levinas ile bunu konuştuk. Ama asıl soru şu: Sen kendine nasıl bakıyorsun?

Hissizliğin Konforu: Derinlikten Neden Ölümüne Korkuyoruz? 08.04.2026

Bir şey görüyoruz. Bir an üzülüyoruz. Ve sonra… geçiyoruz. Peki gerçekten hissetmiyor muyuz, yoksa hissetmemek için mi hızlanıyoruz? Bu bölümde, duyguların neden artık içimize işlemediğini konuşuyoruz. Susan Sontag, Jean Baudrillard, Zygmunt Bauman ve Albert Camus ile birlikte. Belki de mesele duygusuzluk değil. Sadece… kalamamamız. Dinledikten sonra acele etme. Geçme. Kal.

Şaka mı Bu? 01.04.2026

Gerçek dediğimiz şey ne kadar ciddi? Bir günlüğüne herkes yalan söylüyor, ama kimse buna kızmıyor. Peki neden? Bu bölümde şakayı konuşuyoruz. Ama eğlence olarak değil. Bergson ile neden güldüğümüzü, Nietzsche ile kahkahanın acıyla ilişkisini, Diogenes ile ciddiyetin aslında ne kadar kırılgan olduğunu, Levinas ile de şakanın sınırını konuşuyoruz. Belki de mesele şaka değil bizim fazla ciddi olmamız...

Kendini Geliştirmek Bir Kaçış mı? 25.03.2026

Kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz ama belki de kendimizden uzaklaşıyoruz. Bu bölümde şu sorunun peşine düşüyoruz: Gelişmek gerçekten ilerlemek mi, yoksa zarif bir kaçış mı? Illich, Fromm, Deleuze ve Weil ile “daha iyi olmak” fikrini biraz sarsıyoruz. Belki de bu bölüm kendine bir şey eklemek yerine, kendine bakmanı sağlayacak.

İtaat Etmeden Yaşayabilir miyiz? 18.03.2026

İtaat gerçekten zorunlu mu, yoksa fark etmeden alıştığımız bir şey mi? Bu bölümde Hobbes’la düzen için neden itaat ettiğimizi, Foucault’yla artık kimsenin bizi zorlamadan nasıl itaat ettirdiğini, Milgram’la insanların otorite karşısında ne kadar ileri gidebildiğini ve Arendt’le düşünmeden itaat etmenin nasıl tehlikeli hale geldiğini konuşuyoruz.

Bir Şeyi Çok İstemek Onu Değerli Yapar mı? 11.03.2026

Bir şeyi çok istemek… onu gerçekten değerli yapar mı? Bu bölümde arzunun doğasına bakıyoruz. Spinoza  arzuyu insanın özü olarak görür. Schopenhauer  arzunun insanı sürekli huzursuz eden bir güç olduğunu söyler. René Girard  arzularımızın çoğunun başkalarından öğrenildiğini anlatır. Carl Jung  ise bazen istediğimiz şeyin, içimizde eksik kalan bir parçanın sembolü olduğunu düşünür. Peki gerçekten ne...

Ascultă podcastul Felsefe Hakkında Hiçbir Şey Bilmiyorum în Replaio

Radio și podcasturi într-o singură aplicație - gratuit și fără înregistrare. Instaleaz-o azi și nu rata lansarea

Descarcă din Google Play

Replaio nu este editorul podcasturilor; numele emisiunilor, coperțile și materialul audio aparțin autorilor lor și sunt distribuite prin fluxuri RSS publice