Hedablida
Şiirlenelim
Güneş battığında, gökyüzü yerini yıldızlara bıraktığında ve Pazar gecesi 23.45 geldiğinde Twitch üzerinden şiir yayınları başlar ve huzur birkaç saatliğine tüm vücudumuzu sarar.
Where to listen?
Podcasts in the app Replaio Radio Coming soonPodcasts are coming to the app soon. Install now and be the first to see a whole new take on podcasts
Episodes
Sen- Vedad Benmusa 22.11.2021 3:12
Suskunluğun kapıları Veya öfkenin yankısı Senin içindir bu Suskunluk, ne caddelerin sessizliğindendir, Ne de açık yolların Yıkıntılarından Bir yaz gülü gibidir hayatım, Sabah göğüne açılan; Akşamın gölgesi çökmeden üzerine, Yere düşüp, ölmeye yüz tutan. Alçakgönüllü yatağında, Gecenin en hoş çiğleri serpilmiştir; Sanki, yitirdiklerine ağlayacak Ama, kimse benim için gözyaşı dökmeyecek. Bir sonbaha...
Soluk Soluğa- Ahmet Telli 22.11.2021 5:18
Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı Ama atıldı yine de serüvenlere Vakti olmadı acıların hesabını tutmaya Durup beklemeye, geri dönmelere vakti olmadı. Yangınlarla geçti ömrü ve hep yalnızdı – ki onlar daima birer yalnızdılar Nerde doğmuştu? ve ne zaman kopup Gitmişti o kentten? anımsamıyor artık Hangi sokaktaydı? Üşüten bir acıydı belki Her yolculuk, yangınların başladığı yereydi İçinde kıpırdanıp...
Arthur Koestler- Ahmet Oktay 22.11.2021 2:53
Soğuyorum Cynthia. Bir suyum: Yüzü yansıyor tek bir an, yitik oğulun: eli uzandı, uzanacak, kapı tokmağına baba evinin. Tül perde de aralanıyor sanki: sesi de yankılanıyor hâlâ duvar saatinin: paslanıyormuş gibi köhne bir gemi. Zamanlar tükendi Cynthia: Gidişimin yolunda, dönüşümün ayak izleri. Giz, nasıl da basit: Her yaşam, bir adanış Çaresiz adanışlar, soylu adanışlar: Zamanı kuran, acılar Cynt...
Değişen Nedir Güvercinleri- Refik Durbaş 22.11.2021 4:30
Rüzgârın parmaklarımın ucuna düştüğü bir akşamüstü hüznün yağmur damlası, kül kokusuyla yüreğime düştüğü alaca söğüt dallarının mavi su mağaralarına düştüğü, akşamın bir sesten, bir sessizliğe düştüğü bir akşamüstü Çınaraltı’ndan geçtim yüzümde bembeyaz güvercinlerle Çınar, yine saçları ağarmış Masalar, yine ayışığının korusunda yolunu yitirmiş yıldız kümesi kimsesiz ve şaşkın. ayaza kesmiş merhab...
Divan-ı Kebir- Mevlana 22.11.2021 4:24
Aldırma söylenenlere, varsın herkes seni bir ot sansın. Sen gül ol da, uğrunda ötmeyen bülbül utansın. Üzülme can. Doğruysan zarar gördüm deme. Bil ki, iyiler mutlaka kazanır. Ey kardeşim! Sen fikirden ve düşünceden ibaretsin. Senin varlığın bunlardandır. Geri kalan sinir ve kemiktir ki, onlar hayvanlarda da vardır. Bildiklerini anlat ama akıl vermeye kalkma. Anlatılanları dinle, ama hepsini doğru...
Gözlerimden Çok, Yaramı Sevdim- Cezmi Ersöz 22.11.2021 10:33
''...Ne olur bir kes olsun onca insana dağıttığın kendini geriye çağır...Ne olur bir kez olsun anla, ömründen daha uzağa gidemezsin...Onca yıl susuz bıraktığın Tanrı’ndan daha uzağa gidemezsin...Ne olur anla, onca yıl kimsesiz bıraktığın yüzünden daha uzağa gidemezsin...Ne olur bir kez olsun anla, yarını yok sayarak hiçbir yere gidemezsin... Yaşamak ne ki? Yaşamak yüzünü onca yemine rağmen ortada...
Divan-ı Kebir- Mevlana 22.11.2021 3:52
Padişahıma bakmaya, onun güzelliğini seyretmeye göz de, gönül de doymadı! Sen de, benim şu uyanık gönlümün güzelliğine doyma! Ne zamana kadar yeryüzü gözyaşlarıyla ıslanacak; ne zamana kadar gökyüzü benim ahlarımın, feryadlarımın harareti ile tutuşacak, yanacak? Ne vakte kadar gönlüm; “Vay gönül, vay gönül!” deyip duracak? Ne vakte kadar dudaklarım benim padişahlar padişahımın sırlarını söyleyecek...
Konuşmalar- Melisa Gürpınar 22.11.2021 3:12
Söz, şiire dönüşürken, bir çocuk kahkülü gibi kısacık mı kesilmelidir ille de? Hayır! Şiir annem gibi, uzun uzun seslenmelidir uykusunda, olmayan sevgiliye. Durgun, derin soluklu, içine kapanık olmalı. belki de bütün gün uzanmalıdır koltuğunda. Bir sanduka kadar heybetli , ve düşünceler kadar ağır çantası da, durmalı ayak ucunda. Ama, kendini ölümsüz sanan ve her sabah bir umut çiçeği açan yüreciğ...
Çalıkuşu 22.11.2021 2:31
Gel , küçük tepelerin üstünde yürüyelim karları eritmek için, tepelerle vadilerde gezinsin diye hayatı uyandıralım uykusundan. Gel, en uzak kırlarda Bahar'ın ayak izlerini sürelim; Gel, en yükseklere çıkalım, kırların yeşilleri giyinmesini seyredelim. Aç gözlerini Kıyamet kıyam olsun Ölmek dediğin dirilmeye eş değil mi? Kıyam uyanmaksa son dediğin, fazladan iki harf mi yani, Ruhum yaradanınsa sen...
Bahçenin Fethi- Füruğ Ferruhzad 14.11.2021 2:52
Başımızın Üstünden uçan, Ve bir bulutun karışık düşüncelerine giren, Ve sesi kisa bir mızrak gibi geçen, O karga Kente götürecek bizim haberimizi Herkes biliyor, Herkes, biliyor Herkes korkuyor Herkes korkuyor ama sen ve ben Ulaştık ışığa, suya, aynaya Ve korkmadık Ne pamuk ipliğiyle birleşmesi iki adın söylemek istedigim Ne de bir buluşma, yıpranmış bir defterin sayfalarında Benim mutlu saçlarımd...
Türkü- Adnan Satıcı 14.11.2021 1:20
Seni diyorum, seni Ateşlerin başında uykulu ellerini Tutmuşlar, yıkamışlar rüya denizlerinde Tutmuşlar, Yıkamışlar Dur, Dinle, Yürü, Söyle, Bak burdan gitmeyince, kimsecik hatırlamaz duvardaki gölgeni Gölgen ki, günden mavi Kucağında turnalar Gökyüzü falan değil Deniz hiç değil Daha geniş, Daha dar Yağmur yılıymış sende Kışa uyruk, Eski yaz, Mevsim mevsime köle Şu edilen cümleyi bildin mi ören kal...
Bahar Türküsü- Hasan İzzettin Dinamo 14.11.2021 2:14
Ben, doğa, aydınlık, öğle ışığı şairi Ben, doğanın şarkısını söylüyorum Doğayı özleyen insanın şarkısını. Çiçekleri ancak düşünde gören, Bülbülleri kitaptan okuyan, insanın şarkısını. Bu mavi uçurumda yalnız insan acı çekiyor. Yoksa her şey güzel yağmurundan Su damlalarının cıvıltısına, Bulutuna, yıldızına, başağına dek. Bu mavi uçurumda Yoksa yalnız insan acı çekiyor. İnsan güzel şeyler söy...
Gece Görüşmesi- Füruğ Ferruhzad 14.11.2021 4:14
Ve o şaşırtıcı yüz Konuştu benimle pencerenin öbür yanından ve dedi ki: Hak, açıp gözünü görenindir Ben ürkütücüyüm yitme duygusu gibi Ama gene de tanrım, Nasıl korkulur benden? Sisli çatıları üstünde gökyüzünün Hafif ve başıboş dolaşan Bir uçurtmadan başka Hiçbir şey olmayan benden? Aşkımı, isteğimi, nefret ve acılarımı, Gece ayrılığında mezarların Kemirmiştir adı ölüm olan bir fare… Ve o şaşırtı...
Denizde Fıskiyeler- Marin Sorescu 14.11.2021 2:07
Su, ne kadar çok olsa da, hiçbir zaman yetmeyen. hayat doymak bilmez, sonra bir damla daha ister. Ayaklar kurşun gibi ağır, dalarız dalgalara. Elimizde kürekler, eğilir, aşarız taşkınları. Ter fışkırır derimizden denizin diplerinde, Alnımız sancılanır ve direnir batık bir pruva gibi. Soluğumuz kesilir, bekleriz sıcak suların dipten fışkırmasını, Tepemizde patlayan mantarlar gibi takım yıldızlar. D...
Işık- Vicente Aleixandre 14.11.2021 3:27
Deniz, toprak, gökyüzü, ateş, rüzgâr, Üzerinde yaşadığımız kalıcı dünya. Neredeyse bize yalvaran uzak yıldızlar, Bazen gözlerimizi okşayan bir el gibi olurlar. Işığın o gelişi, alnımda duran. Nereden geliyorsun, nereden doğuyorsun? soluk alıp verdiğini duyduğum aşk dolu biçim, Kendi müziğini içinde taşıyan bir göğüs gibi hissettiğim, Meleksi harplerin fısıltısı gibi, Neredeyse dünyaların gümbürtüs...
Kış Kahrı- Seyyidhan Kömürcü 14.11.2021 2:12
Aslında önce evleri sevmeye giderdi sesin Caddeleri sokak gibi sevmeye giderdi sesin Giderdin! Ödü kopardı bütün eşyaların Sonra kuyu kuyu dolaştığım mahcup sular söyledi Yüzünüze güller, Üzgün evler, Bozuk rüyalar, Aslında bana herkesin uzağı var dendi Herkesin uzak adında bir masalı İnandım, Dedim...mutlaka masaldır bazıları Giderdin dedim Gittin ve gittiğin kırk gece sana uyudum Aklım ödünç, El...
Masumluk Kehanetleri- William Blake 14.11.2021 3:49
Görmek Bir Kum Tanesi'nde bir Dünya, Ve bir Cennet bir Yaban Çiçeği'nde, Tutmak Sonsuzluğu avucunda, Ve Ebediyeti bir saatin içinde. Kafese kapatılmış bir kızılgerdan Boğar Tüm Cennet'i öfkeye. Kumru ve Güvercinlerle dolu bir kumru evi, Titretir Cehennem'in tüm bölgelerini. Bir köpek, kapısında açlıktan ölen Efendi'sinin, Haber verir çöküşünü Devlet'in. yol üstünde hor kullanılan bir At, Yak...
Bir Doğum Yıldönümünde Söyleşi (9 Mart 1973)- Kemal Özer 14.11.2021 2:23
Karşısına oturup konuştuğun biri, Sormuş gibi usulca sana Anlat nerden kalkıp nereye geldiğini Ne yaptığını Oturup karşısına bir park sırasında Üç yanı denizlere açılan bu kentin. Anlat annenin kimsesiz yüzünü... Direnci tanımamış hiç bir zaman Bilmemiş dayanmayı, yenilmemeyi Kavrulup ufalmış acının karşısında. Ayır birbirinden onu sevmekle, içe kapanıklığı küçümsemeyi. Yüreğinin içinde hep aynı d...
Yangının ve Işığın Diliyle- İhsan Topçu 14.11.2021 0:56
Her şey yok oluşu barındırırken içinde, tenime dokunduğunda sesin, yeniden var ediyorsun evreni, bir bilsen nasıl da şiiri örtünüyor madde. İki yanı küpe çiçekli yolumsun-ruhuma doğru genişleyen, anlıyorum, sen tüm sözcüklerden çoksun. Tanıdık hüzünleri anlat geceye, yalnız karanlığa fısılda sarı papatyaların masumluğunu, geceyi bölüştür ikimize. Odalar perdelerle örülü, sokaklar maskelerle, gökyü...
Kuş Hatıraları- İbrahim Sadri 14.11.2021 3:00
Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar, rüyalarımıza melekler uğrardı. Kapımızdan yoğurtçu, bahçemizden ishakkuşu, kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi. Kışın bir sobamız olurdu, bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik. Özlerdik yurttan sesler korosunu, akşam komşuluklarını, radyo tiyatrolarını , kandil gecelerini, duvar sarmaşıklarını akşam oturmalarını ve hayatı... güler,eğlenir,bağırır,çağır...
Güvercinin Ruhu- Füruğ Ferruhzad 14.11.2021 2:51
Âh, bir güvercin gibi kanatlarım olsaydı Uçar ve huzurlu olurdum Çünkü şiddeti ve kavgaları gördüm Bu dünyada çok acı çektim. Bu dünya gebe ve haksızlık doğuruyor Allah'ım, senin gücün ve senin huzurun dışında Nereden sığınak bulurum? Eğer şafağın rüzgarlarına asılsam ve denizin derinliklerinde yaşasam, Yine de elinin ağırlığını üzerimde hissederdim. Beni kararsızlıkla sarhoş ettin Senin yolların...
Akasyalar Bu Sabah- Cem Duran 14.11.2021 1:31
Yüzünü ve yüzbin yüzünü Siyah beyaz bir fotoğraf sergisini gezer gibi gezdim Eski İstanbul yüzünü Annem yüzünü, çocuklarım yüzünü Akasyalar bu sabah çiçek açmışlar yüzünü Gözlerin, dudakların, dişlerin, dudakların, gözlerin yüzünü Mandalina kabuklarının bu kadar rahat soyulması yüzünü Küçük dağları bence sen yarattın yüzünü İşte o yüzünü Seni niye bu kadar çok seviyorum biliyor musun yüzünü Aydınl...
Nereden Geliyorum, Nereye Yolum?- Jacques Prevert 14.11.2021 2:05
Nereden geliyorum ben? Yolum nereye? lslanmışım sırsıklam... Belli ki yağmur yağıyor. Yağmur, evet yağmur var Yürüyorum ben bu yağmur altında, Peki, sonra? Sonra, işte hepsi bu kadar. Çamura bata çıka dolaşıyorum Bu yağmur... güldürüyor beni bu yağmur. Alayındayım her şeyin, her şeyin, her şeyin.. Eğer yüreğiniz yufka ise, sulu ise gözleriniz Daha iyisi mi, dönün evinize Daha iyisi mi, siz,ağlayın...
Sofie'nin Dünyası- Kontrpuan 14.11.2021 2:41
Doğruca ormana saptı. Yoğun ağaçların arasından geçip gidiyordu. Sofie, rahat bir nefes aldı. -"Beni korkuttun." "Çelik bir duvardan bile,geçsek bir şey hissetmezdin." -"Öyleyse çevreyle ilişkimizde içi boş ruhlarız biz." "Hayır, her şeyi ters çevirdin sen şimdi. Çevremiz bizim için içi boş bir masal." -"Bunu biraz daha açıklasan iyi olur." "İyi dinle o zaman. Ruhun,su buharından bile daha 'geçirg...
Şiirin Rengi- Atilla Aşut 14.11.2021 2:08
De bana, şiirin rengi nedir? -umudun, sevincin, sevdanın... Yaşamın rengidir yani şiir: Pembenin, beyazın, karanın... Yine de bir rengi olmalı Saydamlaştırmak için acıları. Onlar ki, yaşamın kalabalık ormanında yapayalnız renk avcıları. Özgürlüğün bahçesinde örneğin, Duru bir gök mavisi En çok kime yakışır Dağların ferman dinlemez rengi? Kimdir can veren ezgilere, Türkülere döken sabrı ve direnci?...
Similar podcasts
Replaio is not a podcast publisher; show names, artwork and audio belong to their authors and are distributed through public RSS feeds.