Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği UİD-DER

Sesli Yorumlar - İşçi Dayanışması - UİD-DER

News TR ↓ 347 episodes

Sömürü düzeninin gerçeklerini tüm çıplaklığıyla açıklayan, işçileri birlik olmaya ve hakları için mücadele etmeye çağıran işçi sınıfı basınının rolü çok önemlidir. İşçilerin mücadele örgütü UİD-DER, web sitesi ve İşçi Dayanışması gazetesi aracılığıyla işçi sınıfına gerçekleri sunuyor. Gelişmeleri işçi sınıfının çıkarları ve sınıf bakışı açısından ele alıyor. Birçok yazımız, seslendirilmiş olarak bu sayfada yer alıyor. Böylece yazılarımızı okumaya fırsat bulamayan okuyucularımız; işe giderken, dönerken ve birçok durumda, seslendirilmiş yazılarımızı dinleme imkânına kavuşmuş olacaklar.

Author

Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği UİD-DER

Category

News

Podcast website

uidder.org

Latest episode

Jul 7, 2026

Where to listen?

Podcasts in the app Replaio Radio Coming soon

Podcasts are coming to the app soon. Install now and be the first to see a whole new take on podcasts

Get it on Google Play Install for free Android 5M+ downloads · 4.8 rating iOS soon

Episodes

Bir Şafak Vakti “Onlar”, Ayağa Kalkacaklar! 10.07.2023

Nâzım Hikmet, yaşamı boyunca işçi sınıfının sömürüden kurtulması için, sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum için mücadele eder. Bu nedenle kapatıldığı Sultanahmet Cezaevinde “Onlar” diye bir şiir kaleme alır. Kendisini zindana kapatanlara değildir sözleri. Muhatabı, tarih boyunca kendilerine dair çok söz edildiğini söylediği işçilerdir, işçi sınıfıdır. Zaten o işçi sınıfının şairidir, onun sınıfsız bi...

İşçi Sınıfının Tek Güvencesi Örgütlü Gücüdür 07.07.2023

2022’nin başında patronların düşük ücret dayatmasına karşı Türkiye’nin dört bir yanında farklı sektörlerde iş durdurma eylemleri gerçekleşmişti. Ocak-Şubat arası dönemde binlerce işçinin katıldığı 100’den fazla işçi eylemi gerçekleşmiş, eylemlerin yaklaşık yarısı kazanımla sonuçlanmıştı. Hayat pahalılığı karşısında reel ücretlerin hızla erimesi, buna karşılık zamların düşük tutulması işçileri müca...

“Pandora’nın Kutusu”ndan Bize Ne Kaldı? 14.06.2023

Mitolojik hikâyeler, insan toplumlarının sosyal-kültürel üretiminin bir yansımasıdır. Hayalin ortak noktada buluştuğu anlatılardır. Onlar için “eski zaman toplumlarının bilinçaltıdır” denir. İnsanlık deneyimlerini sembollerle, imgelerle, metaforlarla efsaneleştirerek geleceğe aktarmıştır. Dolayısıyla “hikâye işte” deyip geçemeyiz. “Pandora’nın kutusu” hikâyesi ve tabiri de böyle taşınmıştır günümü...

Topluma Atılan Düğüm Çözülmeli 12.06.2023

Siyaset için matematikten fazlasıdır denir. Matematikte 2 ile 2’nin toplamı 4’tür. Fakat siyasette çoğu kez durum değişir. Mesela Türkiye’de gidişattan hoşnut olmayanların, o veya bu konuda değişim isteyenlerin sayısıyla son seçimde mevcut iktidara ve Erdoğan’a oy vermeyenlerin sayısı eşit değil. Şöyle ki; toplumun ekseriyeti yaşamın her alanına damgasını vuran krizlerden, yoksulluktan, hayat paha...

Başarı Uzun Soluklu Mücadeleyle Elde Edilir 11.06.2023

Kapitalizmin dünyanın her yerinde insanlığa cehennemi yaşattığı bir dönemden geçiyoruz. Büyüyen sorunlar karşısında kaçınılmaz olarak mücadele de büyüyor. Fransa’dan İran’a, İngiltere’den Peru’ya dünyanın her yerinde büyük protestolardan grev ve direnişlere kadar pek çok mücadele veriliyor. Peki bu mücadelelerin hepsi kazanımla mı sonuçlanıyor? Elbette hayır. Kimisi geri çekiliyor, kimisi yeniliyo...

Egemenlerin “Zafer Yolları”nda İnsan Kalabilmek 10.06.2023

Bir filmin son sahnesi: Fransa’da cephe gerisinde her yaştan askerle tıka basa dolu bir meyhane. Meyhaneci bağıran, ıslık çalan sarhoş askerlere “Almanya’dan, düşmandan elde ettiği son ganimeti” takdim etmektedir. “Ganimet” korku içinde, gözü yaşlı gencecik bir kadındır. Askerlerin çığlıkları, ıslıkları kulakları sağır etmektedir. Meyhaneci, kadına “beylere iyi günler dile” der. Kadın kendi dilind...

Gerçeklere Egemenlerin Kirli Aynasından Bakma! 09.06.2023

Lunaparklardaki kahkaha aynalarının karşısına geçtiğinizde kendinizi baş aşağı, büzüşmüş, dev gibi ya da farklı biçimlerde görebilirsiniz. Bu tümsek, çukur ve dalgalı aynalar ışığı farklı açılarla yansıtarak gerçeğin görüntüsünü olduğundan farklı gösterirler. İşte medya gibi araçlar egemenler tarafından bu aynalar gibi kullanılır ve gerçeği olduğundan çok farklı gösterir, çarpık bir biçimde algıla...

Umutsuzluğun Panzehiri Örgütlülüktür! 03.06.2023

Zorlu bir seçim sürecini geride bıraktık. Seçim sonuçlarının olumsuz etkilerini asıl olarak önümüzdeki dönemde yaşayacağız. Ancak şimdiden toplumun çoğunluğunda giderek baskın hale gelen bir duygunun açığa çıktığını görüyoruz: Umutsuzluk. Tek adam rejiminin seçimle gitmesini bekleyen milyonlarca emekçi hayal kırıklığına uğramış durumda. Üstelik bu hayal kırıklığı, tek adam rejiminin devamından yan...

Burjuva “Kişisel Gelişim” Anlatısı: Sorun Sistemde Değil Sende! 24.05.2023

Bugün tüm insanların ihtiyaçlarını karşılayacak, toplumu kültürel ve sanatsal açıdan ileriye taşıyacak muazzam bir teknoloji var. Fakat toplumun büyük çoğunluğu işsizliğin, kötü çalışma koşullarının, rekabetin, baskının, eşitsizliğin olduğu bir düzende acı çekiyor. Yaklaşık 8 milyar insanın yaşadığı dünyamızda, yüz milyonlarca insan kendisini insani saygınlıktan mahrum hissediyor; yalnız, atıl ve...

Bu Ekonomik Düzeni Değiştirsek Ne Olur? 17.05.2023

İşçi Dayanışması’nda, yaşadığımız dünyayı ve kapitalist sistemi anlatan pek çok yazı yayımlandı bugüne kadar. Kapitalizm denilen ekonomik düzenin dünyamıza, işçi sınıfına ve insanlığın geleceğine ne kadar büyük bedeller ödettiğini her vesileyle anlatıyoruz. Açlığın, yoksulluğun, savaşların, sömürünün, çekilen acıların sorumlusu kapitalizmdir diyoruz. Peki, neden bunu söylüyoruz?  Çünkü toplumu, to...

Yeni Bir Döneme Doğru 12.05.2023

Uzun zamandır Türkiye toplumunun çok yönlü ve çok katmanlı bir dönüşüm geçirmekte olduğunu söylüyoruz.  Bu dönüşüm süreci toplumun barındırdığı çelişkilerden, sorunlardan, sosyal-kültürel-siyasal alandan bağımsız değildir.  Eğitimin niteliksizleştiği, baskıcı tek adam rejiminin düşünmeyi, sorgulamayı baskıyla engelleyerek hayatın her alanına müdahale ettiği, kalıpçı düşünme biçiminin hâkim olduğu,...

Eşitlik ve Özgürlük İstiyoruz! 11.05.2023

İnsanlık tarihi geçmişten bugüne akan ve geleceğe doğru akmaya devam eden bir nehir gibidir. Bir nehir nasıl nice coğrafyalara uğrayarak, kıvrılıp bükülerek, yükselip alçalarak, çağlayıp çekilerek, daralıp yayılarak denize doğru akarsa, tarih de düz bir çizgide ilerlemez, nice duraklardan, zikzaklardan, varyantlardan, labirentlerden, evrelerden geçerek geleceğe doğru ilerler. İnsanlığın sınıflara...

Ülkeyi Enkaza Dönüştüren Baskı ve Zorbalık Rejimine Son! (BAŞYAZI İD no:181) 11.05.2023

Her ülke gibi Türkiye’nin toplumsal ve siyasal tarihine damgasını basan günler veya dönemeç noktaları vardır. Mesela kentleşmenin hızlanmaya, işçi sınıfının ve emek mücadelesinin büyümeye, sendikaların ve sosyalist örgütlerin güçlenmeye, toplumsal duyarlılığın yükselmeye başladığı 1960, Türkiye tarihinde çok önemli bir dönemeç noktasını temsil eder.  12 Eylül 1980 ise, işçi sınıfı ve toplumun geni...

Önce Talebi Kazanmak: 1 Mayıs Bizim Eserimiz! 06.05.2023

Çalışan, alın teri döken, tüm zenginlikleri üreten işçi ve emekçileri adeta nefessiz bırakan koşullar değişebilir mi? Değişecekse kim, nasıl değiştirecek? İşçi sınıfının işgününü kısaltmak için verdiği mücadelenin içinden doğan ve sömürüye karşı mücadelede sembolleşen 1 Mayıs, bu sorunun cevaplarından biridir. 1 Mayıs’ı da içine alan sınıfımızın mücadele tarihi, işçi sınıfının nasıl değiştirici bi...

Toplum, Toplumculuk, Toplumsal Duyarlılık! 06.05.2023

Tepeden tırnağa çürümüş tek adam rejimi topluma ağır bedeller ödetiyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük yoksullaşma dalgası altında ezilirken, 6 Şubat depremleriyle acı ve kedere boğulduk. Ülkenin nasıl bir yıkıma sürüklendiği çeşitli boyutlarıyla sorgulanıyor ama bu sorgulamaya şu soruyla başlamak gerekiyor: Toplum örgütlü olsaydı, mesela sendikalar ve sosyalist örgütler güçlü şekilde siyasal alana...

Nedir Bu Sınıflar Mücadelesi? 19.04.2023

“Hayat bir mücadeledir” sözünü sıkça duyarız. Bu sözle hayatın zorluklarla dolu olduğu, insanın doğumdan ölüme kadar ayakta kalma mücadelesi verdiği vurgulanır. Fakat yaşadığımız toplum farklı insan gruplarına yani sınıflara bölünmüştür. Demek ki bir sermaye sahibinin (kapitalistin) hayat mücadelesi ile emek gücünü satarak geçinen bir işçinin hayat mücadelesi farklıdır. Kapitalist her ne pahasına...

“Devlet Baba” Kime Hizmet Ediyor? 08.04.2023

6 Şubat depremlerinde binlerce enkazdan aynı çığlık yükseldi:  “Devlet nerede?”  Toplumun üstünde ve herkese eşit bir varlık olarak görülen devlet, insanları yalnız bırakmıştı! Depremzedelerin yaşadığı şok ve hayal kırıklığı çok büyüktü. Çünkü Erdoğan’ın gerçekten güçlü olduğuna ve devletin kendilerini kurtaracağına inanmışlardı. Yaşadığımız topraklarda “devlet baba” diye bir tabir vardır.  Nasıl...

İşçi Sınıfı 1 Mayıs’ta Asrın Kötülüğüne ve Yağmacı Enkaz Düzenine “Artık Yeter” Diyecek! - BAŞYAZI 08.04.2023

İşçiler, emekçiler, kardeşler! Türkiye tarihinin en önemli, en kritik dönemlerinden birinin içinde bulunuyoruz.  Bir tarafta uzun yıllardır toplumun bağrında mayalanıp kendisini her alanda dışa vuran değişim arzusu, öte tarafta ise bu değişim arzusunu boğmaya çalışan baskıcı/köhne tek adam rejimi var.  Türkiye işçi sınıfı bu rejim altında Cumhuriyet tarihinin en büyük yoksullaşmasını yaşadı, yaşıy...

Zamanın Yeleleri Kimin Elinde? 04.04.2023

Patronlar sınıfı “vakit nakittir” sözünü pek sever. İşe on dakika geç gelen bir işçi iş disiplinini bozmakla suçlanır. Bunun birkaç kez tekrarlanması işçinin kovulmasıyla sonuçlanır. Peki, ya tersi yaşandığında? Her gün 10-15 dakika geç çıkan işçilerin zamanı değersizmiş gibi yaklaşılır: “Aman sen de, ne olur sanki 10 dakika geç çıksan?” Öyle ki zaman sanki sadece patronlar için değerlidir. İşçi s...

İnsan, Kent, Kültür, Tarih: İnsanlık Betonla Kalkınamaz! 16.03.2023

Asi Nehri’nin kenarındaki tarihi postane binasının merdivenlerinden inip Cumhuriyet Meydanında, meydana açılan caddelerde yürüdüğünüzde, yüzyıllar boyunca medeniyetlere, farklı halklara, dinlere ve kültürlere ev sahipliği yapmış bir kenti görürdünüz. Tarihi camiler, kiliseler, sinagoglar, okullar ve yaşam dolu sokaklar, koşturan insanlar… Akdeniz etrafındaki medeniyetin en önemli kentlerinden biri...

Değişmeyen Kirli Oyun: Ezilenleri Birbirine Kırdırmak! 14.03.2023

6 Şubat depremleri, Türkiye’deki 10 ilin yanı sıra Suriye’yi de vurdu ve  her iki ülkede büyük yıkıma neden oldu. On binlerce insanımız enkaz  altında kalırken, perişan olan milyonlar devletin yardıma koşmasını  bekliyorlardı. Tüm kentlerden “devlet nerede?” haykırışları  yükseliyordu. Toplumda güçlü bir dayanışma duygusu ortaya çıkarken,  siyasi iktidara karşı öfke de büy...

Emekçilerin Kader Planı! 13.03.2023

Bundan tam 20 yıl önceydi. Bingöl depreminde 165 kişi can vermişti. Erdoğan, o dönemde şöyle bir açıklama yapmıştı: “Bu olay, kamu otoritesinin devlet imkânlarını nasıl kullandığını bütün çıplaklığı ile ortaya koymuştur. Olay kader diye geçiştirilemez.” 2013’te ise “deprem değil bina öldürür, depremle yaşamayı öğrenmeli ve ona göre önlemler almalıyız” demişti. Ama aynı Erdoğan 8 Şubat 2023’te Mara...

Silkinip Ayağa Kalkmak Zorundayız! (İşçi Dayanışması 179. Sayı BAŞYAZI) 04.03.2023

6 Şubat Maraş merkezli depremler, Türkiye tarihinin en büyük  insani/toplumsal felaketine dönüştü. Bu felaket, birçok yönden tarihe  kazınacak, üzerine araştırmalar yapılıp kitaplar yazılacak. Kuşkusuz  depremin ekonomik, toplumsal ve siyasal sonuçları esas olarak önümüzdeki  dönemde ortaya çıkacaktır. Ancak kentleri yıkan ve milyonları perişan  eden böylesine büyük bir fe...

İnsan Ne, Bencil Olan Kim? 22.02.2023

Tüm zenginliğin bir avuç insana aktığı kapitalist düzende korkunç bir yoksulluk ve adaletsizlik var. Doğal olarak bu düzen bencillik, bireycilik, açgözlülük üretiyor. Ama egemenler, kapitalist düzenin fıtratından doğan sorunları insanın/insanlığın sırtına yıkıyorlar.  Kapitalizmin fıtratı, insanın fıtratı olarak topluma enjekte ediliyor. İşte bu yüzden “insan bencildir” düşünce kalıbı ağızlar...

Garp Cephesinde Değişen Ne? 22.02.2023

Dünya sinema ve edebiyatında köşe taşı olmuş, siyasi literatüre bir ifade kazandırmış bir kitaptan söz edeceğiz. Birinci Dünya Savaşında Alman ordu radyosu sıklıkla “Bugün kayda değer bir şey olmadı, Garp/Batı Cephesinde yeni bir şey yok” anonsu yapıyordu. Oysa her gün cephede yüzlerce asker hayatını kaybediyor, daha fazlası izi silinmeyecek fiziksel ve ruhsal yaralar alıyordu. O askerlerden Erich...

Listen to the Sesli Yorumlar - İşçi Dayanışması - UİD-DER podcast in Replaio

Radio and podcasts in one app - free, with no sign-up. Install today and do not miss the launch

Get it on Google Play

Replaio is not a podcast publisher; show names, artwork and audio belong to their authors and are distributed through public RSS feeds.