Av. Ali Kurt
Lem'alar Mecmuası
Av. Ali Kurt ile Lem'alar mecmuasından Risale-i Nur dersleri. Sözler Mecmuası için:Apple Podcast: https://podcasts.apple.com/us/podcast/risale-i-nur-dersleri/id1776556655Spotify: https://open.spotify.com/show/2c7AlmTFKP9k6sKJ6QbEPSBilgi ve yorumlarınız için: alikurthizmet@gmail.com
Author
Av. Ali Kurt
Category
Podcast website
Latest episode
Jun 25, 2026
Where to listen?
Podcasts in the app Replaio Radio Coming soonPodcasts are coming to the app soon. Install now and be the first to see a whole new take on podcasts
Episodes
(126) 26. Lem'a/6, Sh 247 | 10.Reca | Dünyada vefatın firâk değil, visaldir, ahbâblara kavuşmaktır 16.10.2025 58:32
Onuncu Recâ: Bir zaman esâretten geldikten sonra, İstanbul’da bir iki sene yine gafletgalebe etti. Siyâset havası, nazarımı nefsimden kaldırıp âfâka dağıtmıştı. Bir gün İstanbul’un Eyûb Sultân Kabristanı’nın dereye bakan yüksek bir yerinde oturuyordum. İstanbul’un etrafındaki âfâka baktım. Fakat bakıyorum, birden benim hususî dünyam vefat ediyor ve bazı cihette ruhum çekiliyor gibi bir hâlet-i hay...
(125) 26. Lem'a/5, Sh 244 | 9.Reca | İhtiyârlıktaki zaaf ve acz, rahmet-i İlâhiyenin celbine medardır 09.10.2025 47:30
Dokuzuncu Recâ: Birinci harb-i umûmîde esâretle, Rusya’nın şark-ı şimâlîsinde, çok uzak olan (Kosturma) vilâyetinde bulunuyordum. Orada Tatarların, meşhur Volga Nehri’nin kenarında küçük bir câmi‘leriSayfa 245bulunuyordu. Oradaki arkadaşlarım olan esîr zâbitlerin içinde sıkılıyordum. Yalnız kalmayı istedim. dışarıda izinsiz gezemiyordum. Tatar mahallesinin kefâletiyle, beni o Volga Nehri’nin kenar...
(124) 26. Lem'a/4, Sh 241 | 8.Reca | İbâdete ve hayrâta sarf edilmiş gençliğin meyveleri bâkî kalır 04.10.2025 58:25
Sekizinci Recâ: İhtiyârlığın alâmeti olan başımdaki saçlarıma beyazlık düşmeye başladığı bir zamanda, gençliğin derin uykusunu daha ziyâde kalınlaştıran harb-i umûmînin dağdağaları ve esâretimin keşmekeşlikleri ve son İstanbul’a geldiğim vakit, ehemmiyetli bir şân ve şeref vaz‘iyeti, hatta halîfeden, şeyhülislâmdan, baş-kumandandan tut, tâ medrese talebelerine kadar haddimden çok ziyâde bir hüsn-ü...
(123) 26. Lem'a/3, Sh 237 | 6-7. Reca |İhtiyarlık, acz ve zaaf dergâh-ı İlahîde en makbul şefaatçidir 22.09.2025 1:01:05
Altıncı Recâ: Bir zaman elîm bir esâretimde, insanlardan tevahhuş edip Barla Yaylası’nda Çam Dağı’nın tepesinde yalnız kaldım. Yalnızlıkta bir nûr arıyordum. Bir gece, o yüksek tepenin başındaki yüksek bir çam ağacının üstündeki üstü açık odacıkta idim. Üç dört gurbeti birbiri içinde ihtiyârlık bana ihtâr etti. Altıncı Mektub’da îzâh edildiği gibi, o gece ıssız, sessiz, yalnız ağaçların hışırtılar...
(122) 26. Lem'a/2, Sh 235 | 4-5. Reca |Kur'an'da her derde bir devâ ve reca, her ye’se ziya vardır 16.09.2025 55:34
Dördüncü Recâ: Bir zaman ihtiyârlığa ayak bastığımdan, gafleti idâme ettiren sıhhat-i bedenim de bozulmuştu. İhtiyârlık ile hastalık, müttefikan bana hücum ettiler. Başıma vura vura uykumu kaçırdılar. Çoluk çocuk, mal gibi beni dünya ile bağlayacak alâkalarım da yoktu. Baktım, gençlik sersemliğiyle zâyi‘ ettiğim sermâye-i ömrümün meyvelerini, bütün günahlar, hatîâtlar gördüm. Niyâzî-i Mısrî gibi f...
(121) 26. Lem'a/1, Sh 232 | İhtiyarlar Risalesi | 1-3.Reca | Rahmet, en büyük bir recâ ve ziyâdır 08.09.2025 1:01:08
YİRMİALTINCI LEM‘Aİhtiyârlar Risâlesiİhtiyârlar hakkında “Yirmialtı Recâ” ve ziyâ ve teselliyi câmi‘dir. İhtâr: Her bir recânın başında ma‘nevî derdimi gāyet elîm ve sizi müteessir edecek derecede yazdığımın sebebi, Kur’ân-ı Hakîm’den gelen ilacın fevkalâde te’sîrini göstermek içindir. İhtiyârlara âit bu lem‘a, üç dört cihetle hüsn-ü ifâdeyi muhâfaza edemedi. Birincisi: Sergüzeşt-i hayatıma âit ol...
(120) 17. Mektup Sh 229 | Çocuk Ta’ziyenamesi | Kazâya rızâ, kadere teslîm, İslâmiyetin bir şiârıdır 01.09.2025 58:50
Yirmi beşinci Lem‘a’nın ZeyliOn yedinci Mektup Çocuk Ta‘ziyenâmesiMakam münâsebetiyle buraya alınmıştır.بِاسْمِه۪وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ٭ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَ ٭ اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَAzîz âhiret kardeşim Hâfız Hâlid Efendi! Kardeşim, senin çocuğunun vefatı, beni...
(119) 25. Lem'a/7, Sh 226 | 22-25. Deva | Felç olan mü’min sırr-ı îmân ile manen çok fayda görebilir 22.08.2025 1:05:49
Yirmi ikinci Devâ: Ey nüzûl gibi ağır hastalıklara mübtelâ olan kardeş! Evvelâ sana müjde ediyorum ki, mü’min için nüzûl, mübârek sayılıyor. Bunu ben çoktan ehl-i velâyetten işitiyordum. Sırrını bilmiyordum. Bir sırrı şöyle kalbime geliyor ki: Ehlullâh, Cenâb-ı Hakk’a vâsıl olmak ve dünyanın azîm ma‘nevî tehlikelerinden kurtulmak ve saadet-i ebediyeyi te’mîn etmek için, iki esası ihtiyâren ta‘kîb...
(118) 25. Lem'a/6, Sh 222 | 18-21. Deva | Şikâyet, maddî hastalıktan daha musibetli bir hastalıktır 11.08.2025 51:26
Onsekizinci Devâ: Ey şükrü bırakıp şekvâya giden hasta! Şekvâ, bir haktan gelir. Senin bir hakkın zâyi‘ olmamış ki şekvâ ediyorsun. Belki senin üstünde hak olan çok şükürler var, yapmadın. Cenâb-ı Hakk’ın hakkını vermedin, haksız bir sûrette, hak istiyorsun gibi şekvâ ediyorsun. Sen, kendinden yukarı mertebelerdeki sıhhatli olanlaraHâşiye: Evet, bir kısım hastalıklar, duânın sebeb-ivücûdu iken, du...
(117) 25. Lem'a/5, Sh 220 | 15-17. Deva | En ziyâde musibete giriftâr olanlar, en kâmil insanlardır 01.08.2025 54:47
En ziyâde musibete giriftâr olanlar, en kâmil insanlardır
(116) 25. Lem'a/4, Sh 218 | 12-14. Deva | Dünya bizi terketmeden, biz onu kalben terke çalışmalıyız. 24.07.2025 57:14
Onikinci Devâ: Ey hastalık sebebiyle ibâdet ve evrâdından mahrum kalan ve o mahrumiyetten teessüf eden hasta! Bil ki, hadîsçe sâbittir ki; “Müttakî bir mü’min, hastalık sebebiyle yapamadığı dâimî virdinin sevabını, hastalık zamanında yine kazanır.” Farzları, mümkün olduğu kadar yerine getiren bir hasta, sabır ve tevekkül ile ve farzları yerine getirmekle, o ağır hastalık zamanında yapamadığı sâir...
(115) 25. Lem'a/3,Sh 214 | 6-11. Devalar | Dünya bizi terketmeden, kalben biz onu terke çalışmalıyız 10.07.2025 55:55
Altıncı Devâ:(Hâşiye) Ey dünya zevkini düşünüp, hastalıktan ızdırab çeken kardeşim! Bu dünya, eğer dâimîHâşiye: Bu lem‘a, fıtrî bir sûrette tahattur ettiğinden, altıncı mertebede iki devâ yazılmış. Fıtrîliğine ilişmemek için öylece bıraktık, belki bir sır var diye değiştirmedik. Sayfa 215olsa idi ve yolumuzda ölüm olmasa idi ve firâk ve zevâlin rüzgârları esmese idi ve musibetli, fırtınalı istikbâ...
(114) 25. Lem'a / 2, Sh 212 | 3-6 Devalar | İnsan bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için gelmemiştir 04.07.2025 55:46
Üçüncü Devâ: Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemâdiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyârlaşması ve mütemâdiyen zevâl ve firâkta yuvarlanması şâhiddir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli ve en yükseği ve cihâzâtça en zengini, belki zîhayatların sultânı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belâları düşünmek vâsıtasıyla, hayvanâta ni...
(113) 25. Lem'a/1, Sh 211 | Hastalar Risalesi | Ma‘nevî bir reçete | 25 devâdır | 1. ve 2. Devâlar 19.06.2025 51:30
YİRMİBEŞİNCİ LEM‘AHastalar RisâlesiYirmibeş devâdır. Hastalara bir merhem ve bir teselli ve ma‘nevî bir reçete ve bir “Iyâdetü’l-marîz” ve “Geçmiş olsun” ma‘nâsında yazılmıştır. İhtâr: Bu ma‘nevî reçete, bütün yazdıklarımızın fevkınde bir sür‘atle (Hâşiye) te’lîf edildiği gibi; hem umuma muhâlif olarak tashîhâta ve dikkate vakit bulunamadı. Te’lîfi gibi gāyet sür‘atle, ancak bir def‘a nazardan geç...
(112) 24. Lem'a/4, Sh 208 | Evleniniz; çoğalınız. Ben kıyâmette, sizin kesretinizle iftihâr edeceğim 05.06.2025 59:37
Dördüncü Hikmet: Ma‘lûmdur ki; kesret-i nesil, herkesçe matlûbdur. Hiçbir millet ve hiçbir hükûmet yoktur ki, kesret-i tenâsüle tarafdâr olmasın. Hatta Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş, تَنَاكَحُوا تَكَاثَرُوا فَاِنّ۪ي اُبَاه۪ي بِكُمُ الْاُمَمَ ev kemâ kāl yani, “İzdivâc ediniz; çoğalınız. Ben kıyâmette, sizin kesretinizle iftihâr edeceğim.” Halbuki tesettürün ref‘i, izdivâcı teks...
(111) 24.Lem'a/3, Sh 207 | Hem kadınların ecnebî erkeklere karşı bir siperi ve kal‘ası, çarşafıdır. 22.05.2025 57:40
Demek medeniyetin ref‘-i tesettürü, hilâf-ı fıtrattır. Kur’ân’ın tesettür emri fıtrî olmakla beraber, o ma‘den-i şefkat ve kıymetdar birer refîka-i ebediye olabilen kadınları, tesettür ile sukūttan, zilletten ve ma‘nevî esâretten ve sefâletten kurtarıyor. Hem kadınlarda, ecnebî erkeklere karşı fıtraten korkaklık ve tahavvüf var. Tahavvüf ise, fıtraten tesettürü iktizâ ediyor. Çünkü sekiz dokuz dak...
(110) 24. Lem'a/2, Sh 206 | Tesettür, kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktizâ ediyor. 30.04.2025 1:09:54
ilâ âhirihî âyeti, tesettürü emrediyor. Medeniyet-i sefîhe ise, Kur’ân’ın bu hükmüne karşı muhâlif gidiyor. Tesettürü, fıtrî görmüyor, “Bir esârettir” diyor? (Hâşiye)Hâşiye: Mahkemeye karşı yazılan ve mahkemeyi susturan lâyiha-i temyîzin müdâfaâtından bir parçadır: Ben de adliyenin mahkemesine derim ki, bin üç yüz elli senede ve her asırda üç yüz elli milyon insanların hayat-ı ictimâiyelerinde en...
(109) 24. Lem'a/1, Sh 205 | Tesettür, ictimâî hayatta en kudsî ve hakîkatli bir düstûr-u İlâhîdir 18.04.2025 58:21
YİRMİDÖRDÜNCÜ LEM‘ATesettür hakkındadır. Onbeşinci Nota’nın İkinci ve Üçüncü Mes’eleleri iken, ehemmiyetine binâen Yirmidördüncü Lem‘a olmuştur.بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِيَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَٓاءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّ ilâ âhirihî âyeti, tesettürü emrediyor. Medeniyet-i sefîhe ise, Kur’ân’ın bu hükmüne karşı muh...
(108) 23. Lem'a/ Sh 203 | İcad ve İnbât Kadîr-i Mutlak’a Mahsustur. 26.03.2025 50:02
Üçüncü Suâl: Eskiden düşman, şimdi dost olan mühtedî diyor ki: “Şu zamanda çok ileri giden feylesoflar diyorlar ki: ‘Hiçten hiçbir şey îcâd edilmiyor ve hiçbir şey i‘dâm edilmiyor; yalnız bir terkîb ve tahlîldir ki, kâinât fabrikasını işlettiriyor?’ ”Elcevab: Nûr-u Kur’ân ile mevcûdâta bakmayan feylesofların en ileri gidenleri bakmışlar ki, tabiat ve esbâb vâsıtasıyla bu mevcûdâtın teşekkülât ve v...
(107) 23. Lem'a/7, Sh 200 | Cenâb-ı Hakk’ın bizim ibâdetimize ne ihtiyâcı var? 15.03.2025 58:55
Yirmiüçüncü Lem‘a’nın HâtimesiHâtime: Tabiat fikr-i küfrîsini terkeden ve îmâna gelen zât diyor ki, “Elhamdülillâh, benim şübhelerim kalmadı; yalnız merakımı mûcib olan birkaç suâlim var.”Birinci Suâl: Çok tenbellerden ve târik-i salâtlardan işitiyoruz; diyorlar ki: “Cenâb-ı Hakk’ın bizim ibâdetimize ne ihtiyâcı var ki, Kur’ân’da çok şiddet ve ısrar ile ibâdeti terk edeni zecrediyor ve cehennem gi...
(106) 23. Lem'a/6, Sh 196 | Kadîr-i Mutlak’ın ne ihtiyâcı var ki, âciz vesâiti, îcâdına teşrîk etsin? 06.03.2025 1:05:27
Ey esbâbperest ve tabiata saplanan bîçâre adam! Madem her şeyin tabiatı, her şey gibi mahlûktur; Çünkü san‘atlıdır ve yeniden oluyor. Hem her müsebbeb gibi, zâhirî sebebi dahi masnû‘dur. Ve madem her şeyin vücûdu, pek çok cihâzât ve âletlere muhtaçtır. O halde, tabiatı îcâd eden ve o sebebi halkeden bir Kadîr-i Mutlak var. Ve o Kadîr-i Mutlak’ın ne ihtiyâcı var ki, âciz vesâiti, rubûbiyetine ve îc...
(105) 23. Lem'a/5, Sh 194 | 3.Muhal | Tabiat olsa olsa ancak bir san‘at olabilir, Sâni‘ olamaz 23.02.2025 59:26
Üçüncü Muhâl: Bu muhâli îzâh edecek bazı risâlelerde beyân edilen iki misâldir. Birinci Misâl: Bütün âsâr-ı medeniyetle tekmîl ve tezyîn edilmiş ve hâlî bir sahrâda kurulmuş ve yapılmış bir saraya; gāyet vahşi bir adam girmiş, içine bakmış. Binlerle muntazam, san‘atlı eşyâyı görmüş. Vahşetinden ve ahmaklığından, hâriçten kimse müdâhale etmeyip, “O saray içindeki o eşyâdan birisi, o sarayı müştemel...
(104) 23. Lem'a/4, Sh 191 | 3.Kelime | Mevcudatın kör, sağır, düşüncesiz olan tabiata isnâdı muhaldir 16.02.2025 56:18
Üçüncü Kelime: اِقْتَضَتْهُ الطَّب۪يعَةُ yani, tabiat iktizâ ediyor, tabiat yapıyor. İşte bu hükmün çok muhâlâtı var. Numûne için üçünü zikrediyoruz. Birinci Muhâl: Ekser mevcûdâtta, hususan zîhayatta görünen basîrâne ve hakîmâne olan san‘at ve îcâd, Şems-i Ezelî’nin kalem-i kader ve kudretine verilmezse, belki kör, sağır, düşüncesiz olan tabiata ve kuvvete isnâd edilse lâzım gelir ki; tabiat, îcâ...
(103) 23. Lem'a/3, Sh 189 | 2.Kelime | Mevcudatın kendi kendine teşekkül etmesi çok cihetle muhaldir 11.02.2025 46:24
İkinci Mes’ele: تَشَكَّلَ بِنَفْسِه۪ dir. Yani, mevcûdât kendi kendine teşekkül ediyor. İşte bu cümlenin dahi çok muhâlâtı var. Çok cihetle bâtıldır, muhâldir. Numûne için muhâlâtından üç tanesini beyân ederiz. Birincisi: Ey muannid münkir! Senin enâniyetin, seni o kadar ahmaklaştırmış ki, yüz muhâli birden kabûl etmeyi hükmediyorsun. Çünkü sen mevcûdsun. Ve basit bir madde ve câmid ve tagayyürsüz...
(102) 23. Lem'a/2, Sh 187 | 1.Kelime | Esbab-ı âlemin ictimaıyla teşkil-i eşya muhal ve bâtıldır 09.02.2025 57:03
Ama Birinci Yol ki: Esbâb-ı âlemin ictimâıyla teşkîl-i eşyâ ve vücûd-u mahlûkāttır. Pek çok muhâlâtından; yalnız üç tanesini zikrediyorum. Birincisi: Bir eczâhânede gāyet muhtelif maddelerle dolu, yüzer kavanoz şişeler bulunuyor. O edviyelerden, zîhayat bir ma‘cun istenildi. Hem hayatdâr hârika bir tiryâk, onlardan yapılmak îcâb etti. Geldik, o eczâhânede, o zîhayat ma‘cunun ve o hayatdâr tiryâkın...
Similar podcasts
Replaio is not a podcast publisher; show names, artwork and audio belong to their authors and are distributed through public RSS feeds.